Arama

Şüpheli ölümler ve okul saldırılarına tepki: Hükümete soruşturma çağrısı

Son dönemde yaşanan şüpheli ölümler, okul saldırıları ve polis kayıplarına dikkat çekilen açıklamada, hükümetten kapsamlı soruşturma istendi.

09/10/2026 12:29 | Son Güncelleme : 09/10/2026 15:25 | Okunma Sayısı : 34 | Esra Yavuz


Şüpheli ölümler ve okul saldırılarına tepki: Hükümete soruşturma çağrısı

Türkiye'de son dönemde yaşanan şüpheli ölümler, polislerin hayatını kaybettiği olaylar, okullarda meydana gelen saldırılar ve Eskişehir'de bir vatandaşın kendisine zarar verdiği olay hakkında yapılan açıklamada, hükümete ve ilgili bakanlıklara çağrıda bulunuldu. Yaşanan olayların bütün yönleriyle araştırılması gerektiği belirtilirken, kamuoyundaki soru işaretlerinin giderilmesi ve alınan güvenlik önlemlerinin açıklanması istendi.

Açıklamada, “Bakın biz burada kimseyi peşinen suçlamıyoruz. Kimse hakkında mahkeme kararı olmadan hüküm de kurmuyoruz. Ama soru soruyoruz” ifadelerine yer verildi.

Çarşamba günü görev sırasında hayatını kaybeden polis ile Kahramanmaraş'tan gelen bir diğer polis kaybına ilişkin üzüntü dile getirildi. Hayatını kaybeden polisler için başsağlığı mesajı paylaşılırken, güvenlik güçlerinin çalışma şartlarının ve karşı karşıya kaldıkları risklerin incelenmesi istendi.

Son 10 ayda 73 polisin yaşamına son verdiği yönündeki açıklamalara da değinilerek bu sayının araştırılması gerektiği belirtildi. “Güvenlik güçlerimiz neden her gün daha ağır risklerle karşı karşıya bırakılıyor? Polisimizin can güvenliği için gerekli tedbirler eksiksiz alınıyor mu?” soruları yöneltildi. Hükümetin “Terörsüz Türkiye” hedefi de eleştirilerek şehirlerde, okullarda ve mahallelerde yaşanan güvenlik sorunlarına dikkat çekildi.

İstanbul'un Esenyurt ve Başakşehir ilçelerinde okullarda yaşandığı belirtilen silahlı ve bıçaklı saldırılar da açıklamanın gündeminde yer aldı. Öğrencilerin ve öğretmenlerin güvenliğinin sağlanması gerektiği vurgulanarak saldırganların okullara nasıl girdiğinin, önceden herhangi bir tehdit bulunup bulunmadığının ve güvenlik önlemlerinin neden yetersiz kaldığının araştırılması talep edildi.

Eskişehir'de bir vatandaşın kendisini ateşe verdiği olaya da değinilen açıklamada, olayın ekonomik, sosyal ve psikolojik yönlerinin incelenmesi istendi. “Bu insan hangi şartlarda bu noktaya sürüklendi? Kimse sesini duymadı mı? Devletin sosyal destek mekanizmaları neden zamanında devreye girmedi?” soruları yöneltildi. Olayın yalnızca kişisel nedenlerle açıklanmaması gerektiği savunuldu.

Açıklamada, 2011 yılında cezaevinde hayatını kaybeden Kaşif Kozinoğlu'nun dosyasının yeniden açılması da değerlendirildi. Adalet Bakanlığının açıklamasına göre soruşturmanın yeniden başlatıldığı ve olay tarihinde görev yapan 11 kişi hakkında adli işlem yapıldığı aktarıldı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı belirtilen doktor Turgay Tamer'in evinde ölü bulunmasına ilişkin de sorular yöneltildi. Turgay Tamer'in ölüm nedeninin bütün yönleriyle araştırılması gerektiği ifade edildi.

Fon soruşturmasında adı geçen Ali Emre Ballı'nın aracında silahla ölü bulunması da gündeme getirildi. Ölümün kişinin kendi yaşamına son vermesi sonucu gerçekleştiği yönündeki iddiaların delillerle açıklığa kavuşturulması istendi.

Açıklamada, “Bu insanlar neden hayatlarını kaybediyor? Gerçekten kendi iradeleriyle mi hayatlarına son veriyorlar? Yoksa herhangi bir baskı, tehdit, şantaj veya başka bir müdahale ihtimali var mı?” denildi.

Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve ilgili kurumlara seslenilerek olayların birbirleriyle bağlantılı olup olmadığının da araştırılması talep edildi. Kamera kayıtlarının incelenmesi, telefon görüşme kayıtlarının değerlendirilmesi, tanıkların dinlenmesi ve gerekli sağlık incelemelerinin yapılması gerektiği belirtildi.

Okullardaki güvenlik önlemlerinin artırılması, polislerin görev sırasında korunması ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik desteklerin gözden geçirilmesi istendi.

Açıklamada, “Bizim istediğimiz intikam değil. Bizim istediğimiz suçlamak değil. Bizim istediğimiz siyasi hesaplaşma hiç değil. Biz adalet istiyoruz. Güvenlik istiyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Hükümetin yalnızca açıklama yapmakla yetinmemesi gerektiği belirtilerek devlet kurumları ile hükümetin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiği savunuldu. Kamu görevlerinde liyakat, denetim ve hesap verebilirliğin önemine değinildi. Mehmet Akif Ersoy'un adalet anlayışını anlatan “Kenar-ı Dicle'de bir kurt aşırsa koyunu, gelir de Adl-i İlahi sorar Ömer'den onu” dizeleri hatırlatıldı.

Açıklamanın sonunda, “Devlet, vatandaşına 'şüphe etme' dememeli; şüphesini giderecek delili ortaya koymalıdır. Devlet, yalnızca olaylardan sonra açıklama yapan değil, olaylar yaşanmadan önce tedbir alan bir devlet olmalıdır” denildi.

 

Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Hasan Demir, ekonomi ve anayasa tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu

Hasan Demir, ekonomi ve anayasa tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu

Zafer Partisi Eskişehir İl Başkanı Hasan Demir, ekonomi, enflasyon, anayasa tartışmaları ve siyasi gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

2 ay önce
Melek Mızrak Subaşı Eskişehir eleştirilerine yanıt verdi: "Benim için belediye başkanlığından önce annelik gelir"

Melek Mızrak Subaşı Eskişehir eleştirilerine yanıt verdi: "Benim için belediye başkanlığından önce annelik gelir"

Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Eskişehir'de yaşadığı yönündeki eleştirilere yanıt vererek kentte bulunmasının nedenini açıkladı.

2 ay önce
Ekrem İmamoğlu CHP’den istifa etti: “Yeni bir yol açıyoruz”

Ekrem İmamoğlu CHP’den istifa etti: “Yeni bir yol açıyoruz”

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 17 yıllık CHP üyeliğinden ayrıldığını açıkladı. Ekrem İmamoğlu, paylaşımında “Yeni bir yol açıyoruz” dedi.

1 ay önce
Yorumlar