Arama

TMMOB’dan Eskişehir için deprem uyarısı: Risk göz ardı edilemez

TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, 17 Ağustos’un 27. yılında Eskişehir’in deprem riskine dikkat çekti.

17/08/2026 13:14 | Son Güncelleme : 01/10/2026 21:41 | Okunma Sayısı : 152 | Esra Yavuz


TMMOB’dan Eskişehir için deprem uyarısı: Risk göz ardı edilemez

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçerken, TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, Eskişehir’in deprem riskinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Kentteki yapıların durumunun belirlenmesi gerektiğini ifade eden Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, zemin özelliklerinden yapı denetimine, kent planlamasından altyapıya kadar bütün alanların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde binlerce kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, aradan geçen yıllarda Türkiye’nin farklı kentlerinde yaşanan depremlere dikkat çekti.

Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, “17 Ağustos’u unutmadık, unutmayacağız. Deprem değil, ihmal öldürür: Güvenli kentlerin temeli bilim, mühendislik ve kamusal denetimdir. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti. Binlerce yurttaşımızı kaybettiğimiz bu büyük felaket, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu” dedi.

Van, Elazığ, İzmir, Kahramanmaraş ve Hatay’da meydana gelen depremleri hatırlatan Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, depremlerin engellenemeyeceğini ancak ortaya çıkabilecek sonuçların alınacak önlemlerle azaltılabileceğini söyledi.

Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, “Aradan geçen yıllarda Van’dan Elazığ’a, İzmir’den Kahramanmaraş ve Hatay’a kadar yaşadığımız depremler, aynı acıların tekrarlandığını gösterdi. Depremleri engelleyemeyiz ancak depremlerin afete ve büyük can kayıplarına dönüşmesini önleyebiliriz. Bunun yolu bilimden, mühendislikten, doğru planlamadan ve etkin kamusal denetimden geçmektedir” ifadelerini kullandı.

Yapı stokunun belirlenmesini istedi

Deprem riskinin azaltılabilmesi için kentlerde bulunan yapıların mevcut durumunun bilinmesi gerektiğini ifade eden Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, risk taşıyan binaların bilimsel yöntemlerle belirlenmesini istedi.

Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, “Yapı stokumuzu bilmeden deprem riskini yönetemeyiz. Deprem riskini gerçekten yönetebilmek için öncelikle hangi yapıların riskli olduğunu bilmek zorundayız” dedi.

Mevcut yapıların incelenmesi gerektiğini belirten Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, “Mevcut yapı stokunun bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi, riskli yapıların belirlenmesi ve risk düzeylerine göre güçlendirilmesi ya da yenilenmesi artık ertelenemez bir zorunluluktur” ifadelerini kullandı.

Kentsel dönüşüm çalışmalarının yalnızca binaların yenilenmesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, dönüşüm çalışmalarının kent genelindeki risklere göre planlanmasını istedi.

Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, “Kentsel dönüşüm ise yalnızca bina yenilemek ya da ekonomik değeri yüksek bölgelerde parsel bazında dönüşüm gerçekleştirmek olarak ele alınamaz. Kentsel dönüşüm, risk odaklı, kamu yararını esas alan, kent ve bölge ölçeğinde planlanan bütüncül bir süreç olmak zorundadır” diye konuştu.

“Yalnızca binayı değil, zemini ve kenti birlikte ele almak zorundayız”

Depreme karşı güvenli yapıların oluşturulmasında binanın yanı sıra üzerine inşa edildiği zeminin de önemli olduğunu belirten Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, yerleşim alanları belirlenirken bölgenin özelliklerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, “Yalnızca binayı değil, zemini ve kenti birlikte ele almak zorundayız. Depreme dayanıklı kentlerin oluşturulmasında zeminin doğru tanınması temel koşullardan biridir” dedi.

Bir binanın güvenliğinin yalnızca taşıyıcı sistem üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirten Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, “Bir yapının güvenliği yalnızca taşıyıcı sisteminin niteliğine bağlı değildir. Yapının üzerine inşa edildiği zeminin özellikleri, doğru temel sisteminin seçilmesi, güncel deprem yönetmeliklerine uygun projelendirme, nitelikli malzeme ve işçilik ile etkin yapı denetimi birbirinden ayrı düşünülemez” ifadelerini kullandı.

Yer seçimlerinde aktif fayların yanı sıra taşkın, heyelan ve sıvılaşma riski bulunan alanların dikkate alınması gerektiğini kaydeden Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, kentleşme kararlarının bilimsel veriler doğrultusunda verilmesi gerektiğini söyledi.

Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, “Yer seçimlerinde aktif faylar, taşkın alanları, heyelan bölgeleri ve sıvılaşma riski bulunan alanlar dikkate alınmalı, kentleşme ve planlama kararları bilimsel veriler doğrultusunda alınmalıdır” dedi.

Afetlere karşı kentlerin hazırlanmasında farklı meslek gruplarının birlikte çalışmasının gerekli olduğunu belirten Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, “Afetlere dayanıklı kentler; jeoloji mühendisliğinden jeofizik mühendisliğine, inşaat mühendisliğinden mimarlığa, şehir planlamadan diğer mühendislik ve teknik disiplinlere kadar çok sayıda meslek alanının ortak ve koordineli çalışmasıyla mümkündür” ifadelerini kullandı.

Eskişehir’in zemin yapısına dikkat çekti

Eskişehir özelinde de değerlendirmelerde bulunan Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, kentteki deprem riskinin göz ardı edilemeyeceğini söyledi. Eskişehir’in çevresindeki fay sistemleri ve bazı bölgelerdeki zemin özelliklerine dikkat çekti.

Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, “Eskişehir için deprem riski göz ardı edilemez. Kentimiz, Eskişehir Fay Zonu’nun deformasyon alanı içerisinde yer almakta, güneyde Eskişehir ve Dodurga fayları, kuzeyde ise havzanın oluşumunu denetleyen fay sistemleriyle çevrelenmektedir” dedi.

Eskişehir Havzası’nın geniş bölümlerindeki zemine ilişkin bilgi veren Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, “Bunun yanında Eskişehir Havzası’nın geniş kesimlerinde bulunan genç, gevşek ve suya doygun alüvyal zeminler, deprem dalgalarının büyütülmesine ve sarsıntının daha şiddetli hissedilmesine neden olabilmektedir” diye konuştu.

17 Ağustos depreminde Eskişehir’de 32 kişi hayatını kaybetti

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin Eskişehir’de de ağır sonuçlarının olduğunu hatırlatan Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, kentte bir apartmanın yıkılması sonucu 32 kişinin hayatını kaybettiğini belirtti.

Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, “17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin Eskişehir’de de ağır sonuçları olmuş, kentimizde bir apartmanın yıkılması sonucu 32 yurttaşımız yaşamını yitirmiştir” dedi.

Eskişehir’in depreme hazırlanmasında yalnızca binaların değerlendirilmesinin yeterli olmayacağını ifade eden Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, “Bu acı deneyim bize bir kez daha göstermektedir ki Eskişehir’in deprem güvenliği yalnızca yapı ölçeğinde değil, zemin, yapı, altyapı, ulaşım, kent planlaması ve afet yönetimiyle birlikte bütüncül biçimde ele alınmalıdır” ifadelerini kullandı.

“Yeni binaların geleceğin riskli yapıları olmasına izin veremeyiz”

Mevcut binaların güvenli hale getirilmesinin yanı sıra yeni yapılan binaların da gelecekte riskli hale gelmemesi gerektiğini belirten Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, güvenli bir yapının ortaya çıkması için bütün aşamaların eksiksiz uygulanması gerektiğini söyledi.

Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, “Yeni binaların geleceğin riskli yapıları olmasına izin veremeyiz. Mevcut yapı stokunun güvenli hale getirilmesi kadar bugün ürettiğimiz yapıların gelecekte riskli yapılara dönüşmesini engellemek de kamusal bir sorumluluktur” dedi.

Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, “Güvenli yapı üretimi, doğru zemin araştırmasından projelendirmeye, nitelikli malzeme ve uygulamadan şantiye şefliğine ve yapı denetimine kadar birbirini tamamlayan bütünlüklü bir mühendislik sürecidir. Bu zincirin herhangi bir halkasındaki eksiklik doğrudan can güvenliğini tehdit etmektedir” ifadelerini kullandı.

Yapı denetiminin yalnızca ticari bir faaliyet olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, “Bu nedenle yapı denetimi yalnızca ticari bir faaliyet olarak görülemez. Yapı denetimi, doğrudan yaşam hakkıyla ve kamu yararıyla ilişkili bir kamu hizmetidir” dedi.

“27 yıl sonra artık daha fazla bekleyemeyiz”

Marmara Depremi’nin üzerinden geçen 27 yıllık sürenin gerekli önlemlerin alınması için yeterince uzun olduğunu ifade eden Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, bilim insanları, meslek odaları ve üniversiteler tarafından uzun yıllardır çalışmalar yapıldığını belirtti.

Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, “17 Ağustos 1999’dan bugüne geçen 27 yıl, ülkemizin deprem gerçeğini anlaması ve gerekli önlemleri alması için fazlasıyla uzun bir süredir. Bilim insanları uyardı. Mühendisler, mimarlar ve şehir plancıları uyardı. Meslek odaları ve üniversiteler yıllardır raporlar hazırladı, çözüm önerilerini kamuoyuyla ve yöneticilerle paylaştı. Buna rağmen yaşanan her büyük depremden sonra aynı sorunları yeniden konuşuyoruz” diye konuştu.

TMMOB taleplerini sıraladı

TMMOB Eskişehir İl Koordinasyon Kurulunun taleplerini de açıklayan Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, Türkiye genelindeki yapıların durumunu gösteren güncel bir envanter oluşturulmasını istedi.

Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, “Türkiye’nin bütün yapı stokunu kapsayan güncel, bilimsel, şeffaf ve kamuya açık bir yapı envanteri oluşturulmalıdır. Riskli yapılar bilimsel yöntemlerle belirlenmeli, güçlendirme ve dönüşüm süreçleri risk düzeyine göre önceliklendirilmelidir” dedi.

Kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin de konuşan Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, “Kentsel dönüşüm rant odaklı ve parsel bazlı uygulamalardan çıkarılmalı, kamu yararını esas alan, risk odaklı ve kent ölçeğinde bir planlama anlayışıyla yürütülmelidir” ifadelerini kullandı.

Eskişehir’de alınacak yapılaşma kararlarında kentin zemin özelliklerinin ve fay sistemlerinin dikkate alınmasını isteyen Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, “Eskişehir’in zemin özellikleri ve aktif fay sistemleri dikkate alınarak yapılaşma ve kentleşme kararları bilimsel verilere dayandırılmalıdır” dedi.

Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, parsel bazında yapılan zemin incelemelerinin eksiksiz uygulanması gerektiğini belirterek, “Parsel bazlı zemin etütleri eksiksiz uygulanmalı, gerekli durumlarda bilimsel esaslara uygun zemin iyileştirme yöntemleri kullanılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Binaların yalnızca yapım aşamasında değil, kullanılmaya başlandıktan sonra da takip edilmesini isteyen Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, yapıların güvenliğini düzenli olarak inceleyecek bir kontrol sisteminin oluşturulması gerektiğini söyledi.

Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, “Yapıların kullanım sürecindeki güvenliğini takip edecek periyodik yapı kontrol sistemi oluşturulmalıdır. Proje, uygulama, şantiye şefliği ve yapı denetimi süreçlerinde mühendislik ve mimarlık hizmetleri eksiksiz uygulanmalıdır” dedi.

Yapı denetiminin bağımsız olması gerektiğini de belirten Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, “Yapı denetimi bağımsız, etkin ve kamusal yararı esas alan bir yapıya kavuşturulmalıdır” ifadelerini kullandı.

Afetlere ilişkin kararların hazırlanması sürecinde meslek odaları ve üniversitelerin de yer almasını isteyen Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, “Afet politikalarının oluşturulmasında TMMOB’ye bağlı meslek odalarının bilgi ve birikiminden yararlanılmalı, karar süreçleri bilim insanları, meslek odaları, üniversiteler ve ilgili kamu kurumlarının katılımıyla yürütülmelidir” dedi.

Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, deprem meydana geldikten sonra yapılacak çalışmalar yerine risklerin önceden azaltılmasına ağırlık verilmesini istedi.

Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, “Deprem sonrasında müdahaleye dayalı anlayış yerine, afet gerçekleşmeden önce riskleri azaltmayı esas alan bütüncül bir afet yönetimi politikası hayata geçirilmelidir” ifadelerini kullandı.

Açıklamasının sonunda 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi ve Türkiye’de meydana gelen diğer depremlerde hayatını kaybedenleri anan Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, “Deprem değil, bilimi, mühendisliği ve kamusal denetimi dışlayan anlayış öldürür. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde ve ülkemizde yaşanan tüm depremlerde kaybettiğimiz yurttaşlarımızı saygıyla anıyoruz” dedi.

Feride Betül Hacımusalar Yörükcü, açıklamasını, “Onları anmanın en anlamlı yolu, aynı acıların yeniden yaşanmaması için bilimin ve mühendisliğin gösterdiği yolda, daha fazla vakit kaybetmeden harekete geçmektir. Unutmadık, unutmayacağız. Unutturmayacağız” sözleriyle tamamladı.

 

Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Uluslararası Erasmus+ toplantısı Eskişehir'de yapıldı

Uluslararası Erasmus+ toplantısı Eskişehir'de yapıldı

Erasmus+ kapsamında yürütülen "Eğitim Perspektifinden Yetişkin Romanların İhtiyaçlarının Anlaşılması" projesinin ikinci ulusötesi toplantısı Eskişehir'de gerçekleştirildi.

1 ay önce
Porsuk Çayı'ndaki çöp kirliliği tepki çekti

Porsuk Çayı'ndaki çöp kirliliği tepki çekti

Eskişehir'in simgelerinden Porsuk Çayı'nın Sümer Mahallesi'nden geçen bölümünde su yüzeyinde biriken plastik şişe, ambalaj ve karton bardaklar çevre kirliliğine neden oldu.

1 ay önce
Kaldırımı otomobille kapattı, yayalar yola inmek zorunda kaldı

Kaldırımı otomobille kapattı, yayalar yola inmek zorunda kaldı

Eskişehir kent merkezinde kaldırıma park edilen bir otomobil, yayaların geçişini engelledi. Vatandaşlar, özellikle engelli bireyler, yaşlılar ve bebek arabası kullanan aileler için tehlike oluşturan görüntüye tepki gösterdi.

1 ay önce
Yorumlar