Sivrihisar’ın 1600 yıllık mirası altın tellerle geleceğe taşınıyor
Eskişehir’de kuyumcu Hüseyin Altay, geçmişi Frigler dönemine kadar uzandığı belirtilen Sivrihisar cebesini 22 ayar altın ve el emeğiyle yaşatıyor.
15/08/2026 12:47 | Son Güncelleme : 29/09/2026 20:08 | Okunma Sayısı : 143 | Esra Yavuz
Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde geçmişi yaklaşık 1600 yıl öncesine kadar uzandığı belirtilen geleneksel bir örgü sanatı, kuyumcu ustalarının elinde yaşatılıyor. "Sivrihisar cebesi" olarak bilinen ve geçmişte askerlerin kullandığı zırh örgüsünden zaman içerisinde takıya dönüştüğü belirtilen ürün, bugün 22 ayar altın teller kullanılarak tamamen el işçiliğiyle hazırlanıyor.
Yaklaşık 25 yıldır baba mesleği olan kuyumculuğu sürdüren Hüseyin Altay da bu geleneği devam ettiren ustalar arasında yer alıyor. İstanbul doğumlu olan Hüseyin Altay, ortaokulun ardından eğitim hayatını bırakarak çalışma hayatına başladı. Yıllar içerisinde çeşitli alanlarda çalışan Hüseyin Altay, daha sonra ağırlığını Sivrihisar cebesi üretimine verdi.
Altın tellerin tek tek örülmesiyle ortaya çıkan Sivrihisar cebesinin yapımı birkaç farklı aşamadan oluşuyor. Bir ürünün hazırlanması yaklaşık 3 ile 4 gün sürerken, kullanılan altının miktarı ve seçilen modele göre fiyat da değişiyor.
Geçmişi Frigler dönemine kadar uzanıyor
Sivrihisar cebesinin geçmişinin yaklaşık 1500 ile 1600 yıl öncesine kadar uzandığının söylendiğini belirten Hüseyin Altay, eski mezarlıklarda ve ailelerin sandıklarında bulunan örneklerin de bu örgünün uzun yıllardır kullanıldığını gösterdiğini anlattı.
Hüseyin Altay, "Bu örgünün yaklaşık 1500-1600 yıllık bir geçmişi olduğu ve Frigler dönemine kadar uzandığı söyleniyor. Eski mezarlıklardan ve büyüklerimizin sandıklarından çıkan örnekler incelendiğinde yüzlerce yıllık cebelerle karşılaşıyoruz. Benim gördüğüm en eski örnek yaklaşık 300 yıllık" dedi.
Sivrihisar cebesinin görünüş ve örgü bakımından Trabzon cebesine benzeyen bir çeşidi olduğunu ifade eden Hüseyin Altay, kullanılan örgünün geçmişte farklı bir amaca hizmet ettiğini söyledi.
Hüseyin Altay, "Sivrihisar cebesi Trabzon cebesine benzeyen bir örgü çeşididir. Eskiden askerlerin kullandığı zırh örgüsü zamanla takıya dönüşmüş. Biz de bu kültürel mirası ayakta tutmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.
Altın önce tel haline getiriliyor
Sivrihisar cebesinin üretiminde makineden çıkan hazır bir ürün kullanılmıyor. Çalışma altının hazırlanmasıyla başlıyor ve farklı işlemlerin tamamlanmasının ardından takı son halini alıyor.
Hüseyin Altay, üretimde altın külçesini ilk olarak eriterek tel haline getirdiklerini belirtti. Hazırlanan teller daha sonra el işçiliğiyle örülüyor.
Örgünün tamamlanması da ürünün hazır hale gelmesi için yeterli olmuyor. Hüseyin Altay’ın verdiği bilgiye göre örgünün ardından çıkarma, yıkama, tarama, kilit, cila, parlatma ve yaldız işlemleri uygulanıyor.
Hüseyin Altay, üretim sürecini, "Altın külçesini eriterek tel haline getiriyoruz. Ardından örgü, çıkarma, yıkama, tarama, kilit, cila, parlatma ve yaldız işlemleri yapılıyor. Bir ürünün tamamlanması yaklaşık 3-4 günü buluyor" sözleriyle anlattı.
Bu işlemlerin tamamı bittikten sonra Sivrihisar cebesi kullanılabilir hale geliyor. Ürünün hazırlanmasında geçen süre ise seçilen modele ve yapılacak çalışmaya göre birkaç günü bulabiliyor.
Sivrihisar’da evlilik geleneğinin de bir parçası
Sivrihisar cebesi yalnızca eski bir örgü yöntemi olarak değil, ilçede yıllardır devam eden bir evlilik geleneğinin parçası olarak da kullanılıyor.
Hüseyin Altay, Sivrihisar’da evlenen kadınlara alınan bileziklerden birinin gelenek gereği Sivrihisar cebesi olduğunu belirtti. Üretimde ise ağırlıklı olarak 22 ayar altın tercih ediliyor.
Altının değerli bir maden olması nedeniyle bu geleneğin 22 ayar altınla sürdürüldüğünü belirten Hüseyin Altay, hazırlanan cebelerin fiyatlarının kullanılan altının gramına ve ürünün modeline göre değiştiğini söyledi.
Fiyatı 1 milyon lirayı geçebiliyor
Tamamen el işçiliğiyle hazırlanan Sivrihisar cebelerinin fiyatları kullanılan altın miktarına ve tasarıma göre farklılık gösteriyor.
Hüseyin Altay, kendi yaptıkları ürünlerin ortalama fiyatlarının 600 bin TL ile 1 milyon TL arasında değiştiğini söyledi. Daha özel modellerde ise rakam daha da yükseliyor.
Hüseyin Altay, "Yaptığımız cebeler ortalama 600 bin ile 1 milyon lira arasında değişiyor. Elmas kullanılan özel bir model için ise yaklaşık 1 milyon 700 bin lira fiyat verildiğini biliyorum" dedi.
Böylece kullanılan malzeme ve yapılan özel çalışmalara bağlı olarak tek bir Sivrihisar cebesinin fiyatı 1 milyon TL’nin üzerine çıkabiliyor.
Bir cebenin hazırlanması 4 günü buluyor
Sivrihisar cebesinin en belirgin özelliklerinden biri üretiminin el emeğine dayanması. Altının eritilmesinden tel haline getirilmesine, örgünün hazırlanmasından son parlatma işlemine kadar farklı aşamalar ustalar tarafından gerçekleştiriliyor.
Yaklaşık 3 ile 4 gün süren üretimde önce altın hazırlanıyor. Ardından tellerin örgüsü gerçekleştiriliyor. Örgü tamamlandıktan sonra ürün üzerinde çıkarma ve yıkama işlemleri yapılıyor.
Daha sonra tarama ve kilit aşamalarına geçiliyor. Cila, parlatma ve yaldız işlemlerinin de tamamlanmasıyla ürün son görünümünü kazanıyor.
Yaklaşık 25 yıldır kuyumculuk yapan Hüseyin Altay, bu üretim biçiminin ustalık gerektirdiğini belirtti.
"Yapay zekâ bu mesleği bitiremez"
Teknolojideki gelişmeler ve yapay zekânın birçok meslekte kullanılmaya başlanmasına da değinen Hüseyin Altay, Sivrihisar cebesinin üretim biçimi nedeniyle bu gelişmelerden etkilenmeyeceğini düşündüğünü söyledi.
Üretimin temelinde el işçiliği bulunduğunu vurgulayan Hüseyin Altay, geleneksel örgünün devam edebilmesi için mesleğin yeni kuşaklara öğretilmesi gerektiğini ifade etti.
Hüseyin Altay, "Biz tamamen el emeğiyle çalışıyoruz. Bu meslek el emeği ve ustalık istiyor. Gençlere bu işi sevdirip mesleği öğretmeye devam ettiğimiz sürece yapay zekânın ve teknolojinin bu mesleği bitireceğini düşünmüyorum" şeklinde konuştu.
Hüseyin Altay’ın verdiği bilgilere göre geçmişi 1500-1600 yıl öncesine kadar uzandığı söylenen örgü, askerlerin kullandığı zırh biçiminden zaman içerisinde altın bir takıya dönüştü. Günümüzde Sivrihisar cebesinin hazırlanmasında aynı örgü anlayışı el işçiliğiyle sürdürülüyor.
Altın külçesinin eritilerek tel haline getirilmesiyle başlayan çalışma, örgüden yıkamaya, taramadan kilit işlemine, ciladan parlatma ve yaldıza kadar devam ediyor. Yaklaşık 3-4 günün sonunda tamamlanan ürünler, kullanılan altının miktarı ve modele göre 600 bin TL ile 1 milyon TL arasında değişen fiyatlarla hazırlanırken, elmas kullanılan özel örneklerde fiyat yaklaşık 1 milyon 700 bin TL’ye kadar çıkabiliyor.

Bunlar da ilginizi çekebilir
Uluslararası Erasmus+ toplantısı Eskişehir'de yapıldı
Erasmus+ kapsamında yürütülen "Eğitim Perspektifinden Yetişkin Romanların İhtiyaçlarının Anlaşılması" projesinin ikinci ulusötesi toplantısı Eskişehir'de gerçekleştirildi.
1 ay öncePorsuk Çayı'ndaki çöp kirliliği tepki çekti
Eskişehir'in simgelerinden Porsuk Çayı'nın Sümer Mahallesi'nden geçen bölümünde su yüzeyinde biriken plastik şişe, ambalaj ve karton bardaklar çevre kirliliğine neden oldu.
1 ay önceKaldırımı otomobille kapattı, yayalar yola inmek zorunda kaldı
Eskişehir kent merkezinde kaldırıma park edilen bir otomobil, yayaların geçişini engelledi. Vatandaşlar, özellikle engelli bireyler, yaşlılar ve bebek arabası kullanan aileler için tehlike oluşturan görüntüye tepki gösterdi.
1 ay önce