Hüseyin Akçar CHP'deki yardım parası tartışmasını değerlendirdi: Bu durumu çözecek olan Cumhuriyet Savcılığıdır
Avukat Hüseyin Akçar, CHP Eskişehir İl Başkanlığının 7 Şubat 2026'daki gecesine ilişkin yardım parası tartışmasının hukuki açıdan incelenmesi gerektiğini söyledi.
19/08/2026 14:39 | Son Güncelleme : 04/10/2026 04:20 | Okunma Sayısı : 174 | Esra Yavuz
CHP Eskişehir İl Başkanlığı tarafından 7 Şubat 2026 tarihinde düzenlenen gecede depremzedeler için yardım parası toplanıp toplanmadığına ilişkin tartışmalar devam ederken Avukat Hüseyin Akçar konuyu değerlendirdi. Hüseyin Akçar, kamuoyuna yansıyan açıklamalar, geçmiş röportajlar ve ortaya atılan iddialar arasında farklılıklar bulunduğunu belirterek meselenin siyasi tartışmadan çok hukuki yönüyle ele alınması gerektiğini söyledi.
Yaşanan süreci Eskişehir açısından üzücü bulduğunu belirten Hüseyin Akçar, tartışmanın taraflarının geçmişte aynı siyasi yapı içerisinde yer aldıklarını hatırlattı. Hüseyin Akçar, yeni parti ayrımının ardından Talat Yalaz ve CHP'nin önceki dönem yönetiminde bulunan bazı kişilerin yeni partiye geçtiğini söyledi.
Hüseyin Akçar, "Yaşanan süreç Eskişehir açısından üzücü bir durum. Ben de üzülerek takip ediyorum. Neden? Bir tarafta bir meslektaşım, diğer tarafta yine bizim partilimiz var. Aslında baktığımızda her ikisi de bizim partilimiz diyebileceğimiz insanlar. Ancak gelinen süreçte, yeni parti ayrımıyla birlikte Talat Yalaz Bey ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir önceki yönetimindeki bazı arkadaşlar yeni partiye geçerek yollarına orada devam etme kararı aldılar" dedi.
CHP Eskişehir İl Başkanı Volkan Enver Kılıç'ın geçmiş döneme ilişkin dosyaları incelemesini normal karşıladığını ifade eden Hüseyin Akçar, bir siyasi partide denetim yapılmasının doğal olduğunu söyledi. Ancak tartışmanın yalnızca tarafların birbirlerine belge göstermesi veya savcılığa başvuru çağrısı yapması üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Hüseyin Akçar, "Fakat şu anki mevcut İl Başkanı Volkan Enver Kılıç da haliyle dosyaları inceliyor ve ne olduğunu araştırıyor. Bu çok doğal ve normaldir. Sonuçta bir denetim mekanizmasının olması gerekir. Ancak burada asıl kaçırdığımız nokta şu: Bir taraf belgeyi gösteriyor, diğer taraf da 'Madem böyle belgeler var, savcılığa git' diyor. Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir husus var" ifadelerini kullandı.
"Depremzedelere yardım yapılacağı yönünde bir söylem oldu mu? Oldu"
Tartışmanın anlaşılması için 7 Şubat 2026 tarihine ve öncesindeki açıklamalara bakılması gerektiğini belirten Hüseyin Akçar, kamuoyunda gecenin depremzedelerle ilişkilendirildiğini söyledi. Hüseyin Akçar, kendisinin geceye katılmadığını ve davet edilmediğini özellikle belirtti.
Hüseyin Akçar, "Biz 7 Şubat 2026'ya ve öncesine döndüğümüzde, depremzedelere yardım yapılacağı yönünde kamuoyuna yansıyan bir söylem oldu mu? Oldu. Bunu hepimiz biliyoruz. Ben o geceye katılmadım, davet de edilmedim. Ancak davet edilen bazı kişiler, özellikle masalarda para talep edildiğini söylediler. Ön masalar farklı, arka masalar farklı şeklinde bazı ifadeler duydum. Fakat bana hiçbir şekilde telefon gelmedi. Ben de Cumhuriyet Halk Partisi üyesiyim. O zaman da öyleydim, şimdi de öyleyim" dedi.
Kamuoyunda oluşan algının da tartışmada dikkate alınması gerektiğini belirten Hüseyin Akçar, yardım toplamanın belirli kurallara bağlı olduğunu söyledi. Hüseyin Akçar, Eskişehir'de kas hastalıklarıyla mücadele eden çocuklar için düzenlenen yardım kampanyalarını örnek gösterdi.
Hüseyin Akçar, "Şimdi böyle bir durumda kamuoyunda oluşan algı çok önemlidir. Bunu gözden kaçırmamamız gerekiyor. Eğer depremzedeler için yardım toplanacaksa bunun kanuni bir usulü vardır. Size bir örnek vereyim. Eskişehir'de SMA veya farklı kas hastalıklarıyla mücadele eden çocuklarımız var. Bu çocuklar için yardım toplanacağı zaman ne yapılıyor? Yardımın hukuka uygun şekilde gerçekleştirilebilmesi için valiliğe başvuruluyor ve yardım toplanmasına ilişkin gerekli izinlerin alınması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
"Karar defteri bizim elimizde değil"
Hüseyin Akçar, CHP'nin o dönemki Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz ve yönetimi tarafından yardım toplanmasına yönelik bir karar bulunmadığının mevcut İl Başkanı Volkan Enver Kılıç tarafından ifade edildiğini aktardı. Hüseyin Akçar, karar defterini görmediği için bu konuda kesin bir değerlendirmede bulunamayacağını da belirtti.
Hüseyin Akçar, "Anladığım kadarıyla, bunun özellikle altını çiziyorum, bildiğim ve takip edebildiğim kadarıyla Cumhuriyet Halk Partisi'nin o dönemki İl Başkanı Talat Yalaz Bey ve yönetimi tarafından bu konuda alınmış bir karar bulunmadığını Volkan Bey söylüyor. Karar defteri bizim elimizde olmadığı için ben ancak aktarılan bilgiler üzerinden konuşabilirim. Hiç kimsenin hakkına girmek istemiyorum. Ancak böyle bir karar yoksa buna rağmen yardım toplanacağının kamuoyunda dillendirilmiş olması, dışarıdan bakan insanlar açısından farklı soru işaretleri doğurur" dedi.
Hüseyin Akçar, yardım toplama sürecine ilişkin değerlendirmesini bir örnek üzerinden anlattı.
Hüseyin Akçar, "Şöyle düşünün: Ben bugün elime bir dosya ve çanta alıp kapı kapı dolaşsam, 'SMA hastası bir bebek için yardım topluyorum' desem ancak bununla ilgili hiçbir belge göstermesem, sadece sözlü olarak bunu anlatsam ortaya nasıl bir durum çıkar? Mesele biraz buna dönmüş durumda" diye konuştu.
Hüseyin Akçar, daha önce Toprak bebeğin yardım kampanyasında görev yaptığı dönemde Afyon'da karşılaştığını söylediği bir olayı da anlattı.
Hüseyin Akçar, "Çünkü zamanında Toprak bebeğin kampanyasını yürütürken de Afyon'da hiçbir belge göstermeden kas hastası bir bebek için yardım toplandığına şahit oldum. Savcılık da bu girişimlere engel olmuştu. Eğer burada da benzer bir durum söz konusuysa bu vahimdir. Cumhuriyet Halk Partisi depremzedeler için bir bağış veya yardım gecesi düzenleme kararı almadan bunu kamuoyuna bu şekilde duyurduysa bunun hukuki açıdan değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.
"Suçun maddi ve manevi unsurlarına bakılması gerekir"
Konuyu ceza hukuku açısından da değerlendiren Hüseyin Akçar, bir durumun hukuki açıdan değerlendirilmesinde olayın bütün yönlerinin incelenmesi gerektiğini belirtti.
Hüseyin Akçar, "Bizim ceza hukukumuzda suçun maddi ve manevi unsurları vardır. Dolayısıyla burada bu unsurlar oluşmuş mu, oluşmamış mı, buna bakılması gerekir. Bir grup, 'Ben bu geceye depremzedelere bağış yapmak için gittim' diyor. Aynı zamanda basına yansıyan Sayın Ayşe Ünlüce, Kazım Kurt ve Sayın Ahmet Ataç'ın paylaşımlarında da bu gecenin depremzedeler yararına gerçekleştirildiğine ilişkin ifadeler bulunuyor. Gecenin basına kapalı olduğu da söyleniyor. Ben, dediğim gibi, orada değildim" dedi.
Hüseyin Akçar, daha sonra yapılan açıklamalar ile geçmişte yapılan açıklama ve paylaşımların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. İnternet ortamındaki eski açıklama ve paylaşımların daha sonra da görülebildiğine dikkat çekti.
Hüseyin Akçar, "Şimdi sonradan yapılan açıklamalarda, 'Bağış adı altında bir şey yapıldıysa bütün suçlamaları kabul ederim' şeklinde peşinen ifadeler kullanılması da bana göre doğru değil. Çünkü dijital ayak izi diye bir gerçek var. İnsanların geçmişte yaptığı açıklamalar, verdiği röportajlar ve paylaşımlar ortadan kaybolmuyor. Ben bugün burada sizlerle bir röportaj yapıyorsam, daha sonra bu söylediklerimin karşıma çıkmayacağını düşünemem" ifadelerini kullandı.
Talat Yalaz'ın geçmiş röportajını hatırlattı
Hüseyin Akçar, Talat Yalaz'ın daha önce Soner Yüksel ve Ayşe Kaytan Uçak'a verdiğini belirttiği röportajdaki sözlere de dikkat çekti. Hüseyin Akçar, söz konusu röportajda paraların toparlanacağı ve daha sonra ne kadar para toplandığının açıklanacağının söylendiğini ifade etti.
Hüseyin Akçar, "Kaldı ki basında Talat Yalaz'ın Soner Yüksel ve Ayşe Kaytan Uçak'a verdiği röportajda da bu konuyla ilgili ifadeleri bulunuyor. Orada, paraların toparlanacağını ve daha sonra ne kadar toplandığının açıklanacağını söylüyor. Dolayısıyla burada kendi içerisinde bir çelişki olduğu görülüyor. Ben savcılığın, yalnızca bu noktalar açısından bile konuyu araştırmasının gündeme gelebileceğini düşünüyorum" dedi.
Tartışmayı kişiler üzerinden değerlendirmediğini söyleyen Hüseyin Akçar, geçmişte AHBAP hakkında yaşanan tartışmalara da değindi.
Hüseyin Akçar, "Yoksa ben meseleye Talat Yalaz siyaseti veya Volkan Enver Kılıç siyaseti şeklinde bakmıyorum. Bakın, AHBAP konusunda da geçmişte büyük tartışmalar yaşandı. Burada AHBAP üzerinden bir benzetme yapılmasının sebebi de konunun deprem yardımları üzerinden tartışılıyor olmasıdır" ifadelerini kullandı.
"Birden fazla dekontun bulunduğunu gördük"
Hüseyin Akçar, bir televizyon kanalında bağış adı altında yapıldığı belirtilen para gönderimlerine ilişkin dekontların gösterildiğini söyledi. Bu işlemlerin tarihlerinin de tartışmaya konu olan dönemle bağlantılı olduğunun ifade edildiğini belirtti.
Hüseyin Akçar, "Bir televizyon kanalında da bağış adı altında yapıldığı belirtilen birden fazla dekontun bulunduğunu gördük. Bu bağışların tarihlerinin de söz konusu dönemle bağlantılı olduğu ifade ediliyor. Ayrıca bir belediye meclis üyesinin elden para aldığı yönünde iddialar bulunuyor. Bir tarafta bunlar söylenirken diğer tarafta yeni partiye geçen Talat Bey'in, saymanın ve diğer kişilerin de farklı iddiaları var" dedi.
Ortaya atılan farklı iddiaların ardından konunun hangi yönde ilerleyeceğine Cumhuriyet Başsavcılığının karar verebileceğini belirten Hüseyin Akçar, Volkan Enver Kılıç'ın ayrıca bir başvuruda bulunup bulunmadığını bilmediğini söyledi.
Hüseyin Akçar, "Bu durumu çözecek olan Cumhuriyet Savcılığıdır. Cumhuriyet Başsavcılığının gerekli görmesi halinde re'sen soruşturma başlatma yetkisi de vardır. Bundan sonraki değerlendirmeyi Cumhuriyet Başsavcılığı yapacaktır. Volkan Enver Kılıç'ın ayrıca bir suç duyurusunda bulunup bulunmadığı konusunda ise benim bir bilgim yok" ifadelerini kullandı.
"Geçmişte verilen röportajlarda neden depremzedelerden söz edildi"
Tartışmanın kendisi açısından dikkat çeken noktasının geçmiş açıklamalar ile bugün yapılan açıklamalar arasındaki fark olduğunu belirten Hüseyin Akçar, 7 Şubat gecesi için resmi bir karar olmadığı ve gecenin depremzedeler için düzenlenmediği yönündeki açıklamalar karşısında geçmiş röportajların açıklanması gerektiğini söyledi.
Hüseyin Akçar, "Ama gerçekten üzücü bir durum. Bir taraftan böyle bir kararın olmadığı söyleniyor, diğer taraftan 'Biz depremzedeler için bir gece düzenlemedik' deniliyor. O zaman geçmişte verilen röportajlarda neden depremzedelerden söz edildiği sorusu ortaya çıkıyor" dedi.
Hüseyin Akçar, geçmişte yapılan bir konuşmadan da örnek verdi. Ayşe Ünlüce'nin toplanan para miktarını sorduğunu, Talat Yalaz'ın ise paranın hesaplanmasının ardından açıklama yapılacağı yönünde yanıt verdiğini aktardı.
Hüseyin Akçar, "Ayşe Ünlüce Hanım, 'Ne kadar toplandı Sayın Başkanım?' diye soruyor. Talat Yalaz da buna karşılık, 'Şimdi söyleyemem, hassas bir konudur. Partililere hesap verebilmek için ince ince hesaplamamız gerekiyor' şeklinde yanıt veriyor. Bu ifadeyi kullanan Talat Yalaz'dır" dedi.
CHP Eskişehir İl Başkanı Volkan Enver Kılıç'ın geçmiş döneme ilişkin konuları sorgulamasının kişisel veya siyasi bir anlaşmazlık olarak değerlendirilmesini doğru bulmadığını belirten Hüseyin Akçar, resmi bir parti görevi bulunmadığını ve değerlendirmelerini hukukçu kimliğiyle yaptığını ifade etti.
Hüseyin Akçar, "Şimdi CHP İl Başkanı Volkan Enver Kılıç'ın bunları sorgulaması, doğrudan Talat Yalaz düşmanlığı olarak mı değerlendirilmelidir? Bana göre bunlar siyasi söylemlerdir. Asıl üzerinde durulması gereken, meselenin hukuki boyutudur. Şu anda partide resmi bir görevim bulunmadığı için bu değerlendirmeyi bir hukukçu olarak yapıyorum" sözleriyle değerlendirmesini tamamladı.
Bunlar da ilginizi çekebilir
Talat Yalaz, YENİ Parti’nin Eskişehir teşkilatını duyurdu
YENİ Parti Eskişehir Kurucu İl Başkanı Talat Yalaz, il ve ilçe teşkilatlanma sürecinin büyük ölçüde tamamlandığını belirterek partinin sahada aktif çalışma yürüteceğini söyledi.
2 ay önceYENİ Parti Tepebaşı'nda yeni dönem başladı
YENİ Parti Tepebaşı İlçe Başkanlığı'nın kurucu yönetimi açıklandı. Kurucu İlçe Başkanlığı görevine Tevfik Yıldırım atanırken, yönetim kurulu üyeleri de kamuoyuyla paylaşıldı.
1 ay önceCHP Eskişehir'de yeni yönetim şekillendi
CHP Genel Merkezi tarafından atanan İl Başkanı Volkan Enver Kılıç'ın görev yapacağı Eskişehir İl Yönetim Kurulu belli oldu. 21 kişilik yönetim önümüzdeki günlerde görev dağılımını yapacak.
1 ay önce