Arama

Eskişehir’de 20 saat enkaz altında kaldı: 27 yıldır o caddeye bakamıyor

17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi’nde Eskişehir’de yıkılan ve 33 kişinin hayatını kaybettiği Tarhan Apartmanı’nın enkazından 20 saat sonra sağ çıkarılan Meral Şurabatır, yaşadıklarını 27 yıl sonra anlattı. Depremde ağabeyi ve teyzesini kaybeden Şurabatır, “Aradan 27 yıl geçti ama hâlâ ilk günkü gibi acısı çok taze” dedi.

18/08/2026 10:18 | Son Güncelleme : 02/10/2026 17:47 | Okunma Sayısı : 155 | Enes Atkan


Eskişehir’de 20 saat enkaz altında kaldı: 27 yıldır o caddeye bakamıyor

17 Ağustos 1999’da meydana gelen Gölcük Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçmesine rağmen, felaketi yaşayanların hafızalarındaki izler silinmedi. Depremin hissedildiği Eskişehir’de yıkılan tek bina olan Tarhan Apartmanı’nın enkazından yaklaşık 20 saat sonra sağ çıkarılan Meral Şurabatır, o gece yaşadığı yaşam mücadelesini ve kaybettiği yakınlarını anlattı.

Saat 03.02’de meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki deprem yaklaşık 45 saniye sürdü. Türkiye’nin birçok noktasında hissedilen depremde resmî verilere göre 17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, 23 bin 781 kişi yaralandı ve 285 bin 211 ev hasar gördü.

Eskişehir’de yıkılan tek binada 33 kişi hayatını kaybetti

Deprem sırasında Eskişehir’in Tepebaşı ilçesi Merkez Yeni Mahallesi Sivrihisar-1 Caddesi’nde bulunan 8 katlı Tarhan Apartmanı yıkıldı. Enkaz altında kalan 33 kişi hayatını kaybetti.

O dönem 16 yaşında olan Meral Şurabatır da misafir olarak bulunduğu apartmanın 4’üncü katında depreme yakalandı. Şurabatır, enkaz altında yaklaşık 20 saat boyunca kurtarılmayı bekledi. Ekiplerin uzun süren çalışmalarının ardından enkazdan sağ olarak çıkarıldı.

Tarhan Apartmanı’nın bulunduğu alan depremden sonraki yıllarda bir süre anma noktası olarak kullanıldı. Yakınlarını kaybeden vatandaşlar, her yıl 17 Ağustos’ta burada bir araya gelerek sevdiklerini andı. İlerleyen yıllarda ise Tarhan Apartmanı’nın bulunduğu noktaya 8 katlı başka bir apartman inşa edildi.

“20 saatlik yaşam mücadelesini kazandım”

Bugün 42 yaşında olan Meral Şurabatır, deprem gecesi Tarhan Apartmanı’nda misafir olarak bulunduğunu belirterek, “17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’ni Eskişehir’de yaşadım. Eskişehir’de yıkılan tek binadaydım. Oraya misafir olarak gitmiştim. Enkazda kaldığım 20 saatlik yaşam mücadelesini kazandım ve şu an buradayım. Aradan 27 yıl geçti ama hâlâ ilk günkü gibi acısı çok taze. Unutulmuyor ya da en azından biz unutmuyoruz” dedi.

Depremde ağabeyi ve teyzesini kaybettiğini anlatan Şurabatır, “17 Ağustos dediğimizde ‘Neydi ki?’ diyenler var. ‘Ateş düştüğü yeri yakar’ diye bir laf vardır, gerçekten öyle. Benim kayıplarım da oldu; ağabeyimi, teyzemi kaybettim. Bu sebeple ağustos ayını hiç sevmiyorum” ifadelerini kullandı.

“Binamız yıkıldı, enkaz altındayız”

Deprem sırasında henüz 16 yaşında olduğunu ve daha önce hiç deprem yaşamadığı için ilk anda ne olduğunu anlayamadığını söyleyen Şurabatır, gerçeği yanında bulunan teyzesinden öğrendiğini anlattı.

Enkaz altında ağabeyinden yardım istediğini belirten Şurabatır, üzerine bir dolap düştüğünü zannettiğini söyledi. Teyzesinin kendisine, “Meral bağırma, deprem oldu ve binamız yıkıldı, enkaz altındayız, bize kimse yardım edemez” dediğini aktaran Şurabatır, ilk saatlerde enkazın farklı noktalarından yardım çığlıkları ve bebek sesleri duyduğunu ifade etti.

Zaman ilerledikçe seslerin azalmaya başladığını söyleyen Şurabatır, kendisinin enkazdan sağ çıkarılan son kişilerden biri olduğunu öğrendiğini belirtti.

“20 saat bana 20 yıl gibi geçti”

Enkaz altında geçen saatleri anlatan Şurabatır, “20 saat bana 20 yıl gibi geçti. Gerçekten içeride zaman hiçbir şekilde geçmiyor. Saat kavramı diye bir şey yok, ışık diye bir şey yok, her yer kapkaranlık. Hava yok, oksijen yok, nefes alamıyoruz. Üzerimizde kolonlar var, hareket edemiyoruz. 20 saat bu şekilde kurtarılmayı bekledim” diye konuştu.

Şurabatır, aynı odada bulunan ağabeyinin doktorların aktardığına göre deprem sırasında hayatını kaybettiğini, yanında bulunan teyzesinin ise kendisi enkazdan çıkarıldıktan sonra yaşamını yitirdiğini söyledi.

Kurtarıldığı anı 27 yıldır unutamıyor

Saatler süren bekleyişin ardından kurtarma ekiplerinin seslerini duymaya başladığını anlatan Şurabatır, kendisine ulaşan sivil savunma görevlisinin elini tuttuğu an kurtulacağına inandığını söyledi.

Şurabatır, “Ben elimi çıkarmıştım ve o elimi tuttu. Zaten o elimi tuttuktan sonra dedim ki ‘Evet, buraya kadar bitti, kurtuldum, yaşayacağım.’ Büyük bir alkış kıyamet içinde çıktım ama tabii teyzem benim kadar şanslı olamadı. Teyzem ambulansta vefat etmiş” ifadelerini kullandı.

“Burası bir anıt olarak kalsın isterdik”

Depremden sonraki ilk yıllarda ailesiyle birlikte her 17 Ağustos’ta Tarhan Apartmanı’nın bulunduğu noktaya gittiklerini belirten Şurabatır, alanın bir anıt olarak korunmasını istediklerini söyledi.

Yakınlarını kaybedenlerin gece saat 03.00 sıralarında burada bir araya geldiğini anlatan Şurabatır, “Burası bir anıt olarak kalsın isterdik. Her yıl 17 Ağustos’ta gidelim, orada en azından sevdiklerimizi analım. Tabii ki bir yer, mekân fark etmiyor anmak için ama bizim de böyle bir anıtımız olsun gerçekten çok isterdim” dedi.

Aradan geçen 27 yıla rağmen yaşadıklarının etkisini sürdürdüğünü belirten Şurabatır, Tarhan Apartmanı’nın bulunduğu Sivrihisar-1 Caddesi’nden hâlâ geçemediğini, mecbur kaldığında ise o tarafa bakamadığını ifade etti.

“Her yer toz duman olmuştu”

Depremin ardından bölgeye ilk gelenlerden biri olduğunu söyleyen çevre esnafı Cemil Ün de o gece karşılaştığı manzarayı anlattı.

Sivrihisar Caddesi’nde yaklaşık 50 yıldır fotoğrafçılık yaptığını belirten Ün, “Deprem olduğunda buradaydım. İlk gelenlerdenim, hatta arkadaşımın annesi öldü. Ortalık çok kötüydü, her yer toz duman olmuştu. Benim dükkânın üstünde oturan bir astsubay vardı, onunla yardıma gitmiştik. Yapacak bir şey yoktu, çok üzüldük” diye konuştu.

AW769492_02 (1)-i6a840802798ee.jpg

Etiketler : Eskişehir 17Ağustos GölcükDepremi TarhanApartmanı MeralŞurabatır EskişehirDepremi
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Uluslararası Erasmus+ toplantısı Eskişehir'de yapıldı

Uluslararası Erasmus+ toplantısı Eskişehir'de yapıldı

Erasmus+ kapsamında yürütülen "Eğitim Perspektifinden Yetişkin Romanların İhtiyaçlarının Anlaşılması" projesinin ikinci ulusötesi toplantısı Eskişehir'de gerçekleştirildi.

2 ay önce
Porsuk Çayı'ndaki çöp kirliliği tepki çekti

Porsuk Çayı'ndaki çöp kirliliği tepki çekti

Eskişehir'in simgelerinden Porsuk Çayı'nın Sümer Mahallesi'nden geçen bölümünde su yüzeyinde biriken plastik şişe, ambalaj ve karton bardaklar çevre kirliliğine neden oldu.

2 ay önce
Kaldırımı otomobille kapattı, yayalar yola inmek zorunda kaldı

Kaldırımı otomobille kapattı, yayalar yola inmek zorunda kaldı

Eskişehir kent merkezinde kaldırıma park edilen bir otomobil, yayaların geçişini engelledi. Vatandaşlar, özellikle engelli bireyler, yaşlılar ve bebek arabası kullanan aileler için tehlike oluşturan görüntüye tepki gösterdi.

2 ay önce
Yorumlar