Fesih Bingöl'den ittifak ve su yönetimi değerlendirmesi
Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl, olası siyasi iş birlikleri, 50+1 sistemi ve Eskişehir'in su sorunu hakkında değerlendirmelerde bulundu.
03/08/2026 13:09 | Son Güncelleme : 18/09/2026 00:38 | Okunma Sayısı : 156 | Esra Yavuz
Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanı Fesih Bingöl, hem Türkiye gündemine hem de Eskişehir'in su sorununa ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Olası siyasi iş birliklerinden seçim sistemine, ana muhalefete yönelik süreçlerden su yönetimine kadar birçok başlıkta açıklamalarda bulunan Fesih Bingöl, Türkiye'nin yeni bir siyasi anlayışa ve bütüncül bir yönetim modeline ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Saadet Partisi ile Yeniden Refah Partisi arasında yürütülen temaslara değinen Fesih Bingöl, görüşmelerin yalnızca Gelecek Partisi'nin kendisini feshetme sürecinin ardından başlamadığını belirterek, uzun süredir devam eden bir çalışma yürütüldüğünü ifade etti.
Fesih Bingöl, "Saadet Partisi ile Yeniden Refah Partisinin birleşmesi sadece Eskişehir özelinde değil, Türkiye'de seçimin matematiğini değiştirir. Bunu ifade edelim. Bir de şu an bizim Yeniden Refah Partisi ile görüşmelerimiz sadece Gelecek Partisi'nin kendisini feshetmesiyle ilgili değildi. Öncesinde de bu görüşmeler devam ediyordu. Bunu kabul etmek lazım." dedi.
Türkiye'nin mevcut siyasi tabloda yeni iş birliklerine ihtiyaç duyduğunu söyleyen Fesih Bingöl, seçim sistemini de eleştirdi. Fesih Bingöl, "Türkiye'nin buna ihtiyacı var. 50+1 ucube bir sistemdir. Bu sisteme karşı partilerin bir araya gelmesi gereklidir. Ancak biz sadece 'Şu parti, bu parti kazansın.' gibi meseleye bakmayız. Ülkenin kazanmasını istiyoruz. Gerçekten ülkemizin ciddi sorunları var. Bu sorunlar gün geçtikçe büyüyor. Dolayısıyla mevcut hükümet artık bunun altından kalkamıyor." ifadelerini kullandı.
Ana muhalefet partisine yönelik yürütülen süreçlere de değinen Fesih Bingöl, bu gelişmelerin yalnızca bir siyasi partiyi değil, tüm siyasi yapıyı etkilediğini savundu.
Fesih Bingöl, "Burada tabii açık ifade etmek gerekiyorsa ana muhalefet partisi üzerine yapılan operasyonlar var. Biz Saadet Partisi olarak bütün bunları birlikte düşünüyoruz ve Türkiye'de bütün partilerin sağdan, soldan bir araya gelebileceği, ama ilkesel anlamda yeniden büyük Türkiye'nin inşasıyla ilgili bir çalışmayı başlatmış olduk. Ve bir mesafe de katettik." dedi.
Yeniden Refah Partisi ile yürütülen görüşmelerin sürdüğünü belirten Fesih Bingöl, ortak hareket etme fikrinin doğal olduğunu söyledi.
Fesih Bingöl, "Burada tabii doğal olarak Milli Görüş'ü temsil eden Yeniden Refah Partisi var. Öbür taraftan merhum Erbakan Hocamız vefat ettiğinde Saadet Partisi'nin genel başkanıydı. Dolayısıyla bunların bir araya gelmesi çok doğal. Ancak tabii süreç devam ediyor." ifadelerini kullandı.
Genel Başkan Mahmut Arıkan'ın da sürecin devam ettiğini açıkladığını belirten Fesih Bingöl, "Dün akşam Zoom üzerinden il başkanları toplantımız vardı. Genel Başkanımız bunu ifade etti. Israrla bu konunun halen devam ettiğini söyledi. Süreç devam ediyor ama çok önemli bir mesafe katedildi. Biz daha doğrusu 'Çatı parti kim olsun?' sorusunun üzerinde çok durmuyoruz. Çok önemli olan detay bu değil. Aslında Türkiye'de böyle bir ittifaka ihtiyaç var. Böyle bir ittifakın Türkiye'nin geleceği açısından çok önemli sonuçlar doğuracağı kanaatindeyim." diye konuştu.
Eskişehir'de de böyle bir birlikteliğin siyasi sonuçlar doğurabileceğini ifade eden Fesih Bingöl, önümüzde seçim süreci bulunduğunu ancak parlamenter sisteme dönüş tartışmalarının da sürdüğünü söyledi.
Fesih Bingöl, "Ben Eskişehir'de de bunun ciddi sonuçları olabileceğini düşünüyorum. Netice itibarıyla önümüzde bir seçim söz konusu. 2027 yılında bir seçim var. Ancak öncesinde parlamenter sisteme geçişle ilgili bir ihtimal de var. Bu konuşuluyor. Dolayısıyla bütün bunları bugün bilmeden bazı şeyleri net olarak ifade etmek doğru olmaz." dedi.
50+1 sisteminin değiştirilmesi gerektiğini savunan Fesih Bingöl, kutuplaştırıcı söylemler yerine diyalog ortamının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Fesih Bingöl, "Ben 50+1'in mutlaka bu ülkede değişmesi gerektiğini savunanlardan biriyim. Dolayısıyla partiler bir araya gelebilmelidir. Sağdan, soldan bütün partiler bir araya gelebilmeli. Kutuplaştırıcı söylemlerden mutlaka bu ülke uzaklaşmalıdır. Buna ihtiyaç var. Diyalog kurulmalıdır. Saadet Partisi de bunu başardı diye düşünüyorum." ifadelerini kullandı.
Türkiye'de ana muhalefetin güçlü şekilde varlığını sürdürmesinin önemli olduğunu belirten Fesih Bingöl, mevcut tablonun bütün siyasi partileri etkilediğini söyledi.
Fesih Bingöl, "Açıkçası biz bu tablonun Türkiye'nin lehine olmadığını düşünüyoruz. Türkiye'de bir ana muhalefet partisine ihtiyaç var. Ama bugün maalesef yargı müdahalesiyle böyle bir tablo oluştu. Bu tablo aslında hepimizi etkiliyor, bütün siyasi partileri etkiliyor." dedi.
Saadet Partisi'nin seçim kazanma hedefinden önce ülkenin temel sorunlarının çözümüne odaklandığını dile getiren Fesih Bingöl, "Dolayısıyla biz Saadet Partisi olarak şu anda bir belediye başkanlığını kazanma mücadelesi vermiyoruz. Ülkenin temel ve ciddi sorunları var. Bu sorunların çözülmesi için hangi ilkelerle, hangi partiler bir araya gelirse olur, onun mücadelesini veriyoruz. Dolayısıyla bizim daha ilkesel bir duruşumuz var." ifadelerini kullandı.
Yerel yönetimlerde görev alınmasının tek başına yeterli olmayacağını belirten Fesih Bingöl, "Emin olun burada büyükşehir belediye başkanı da olsam çok fazla bir şey değişmeyecek. Türkiye'nin genel bir problemi var. Bu problemin köküyle, bütünüyle çözülmesi için ne gerekiyorsa onu yapmamız lazım." dedi.
Belediye başkanlarına yönelik gözaltı işlemlerine de değinen Fesih Bingöl, hukuk süreçlerinin siyasi tartışmalardan ayrılması gerektiğini savundu.
Fesih Bingöl, "Bakınız, bir sabah şafak operasyonuyla belediye başkanları gözaltına alınabiliyor. Böyle bir şey olamaz. Elbette yargılama olur. Suç işleyen insanlar varsa cezaları verilir, bu başka bir şey. Ama siyaset dizayn etmek, muhalefeti dizayn etmek amacıyla böyle yöntemlere başvurmak gerçekten doğru değil. Bu ülkenin lehine değil, aleyhinedir." diye konuştu.
Türkiye'nin hukuk, adalet, ekonomi ve özgürlükler alanında yeni bir döneme ihtiyaç duyduğunu söyleyen Fesih Bingöl, "Bizim partimiz şu an birinci parti olsa bile bu sonuç değişmeyecek. Bizim partimizin birinci parti olması çok önemli değil. Türkiye'nin gerçekten bölgede güçlü bir ülke olması; adalet, hukuk, adil paylaşım, insan hakları, özgürlükler ve üreten ekonomi gibi alanlarda bir sınıf atlaması gerekiyor. Buna ihtiyacımız var. Saadet Partisi'nin bunu başaracağına inanıyorum." ifadelerini kullandı.
Açıklamalarının ikinci bölümünde Eskişehir'in su sorununa değinen Fesih Bingöl, su yönetiminin tek merkezden yürütülmesi gerektiğini belirterek Türkiye'nin bu alanda yeni bir yapılanmaya ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Fesih Bingöl, "Üreticiler yeraltı suyu bulamadıklarını ifade ediyorlar. Türkiye'de su meselesinin çözülebilmesinin tek bir yolu var. Su yönetiminin olması gerekiyor. Bu konuda farklı kurumlar birlikte hareket etmiyor. Bir sürü bakanlık aynı konuda ayrı ayrı görüş ortaya koyuyor. Dolayısıyla su yönetimi tek merkezden yürütülemediği için bu sorunlarla karşı karşıyayız." dedi.
Bu kapsamda Su Bakanlığı kurulmasını öneren Fesih Bingöl, ayrıca yolsuzluklarla mücadele edecek ve doğal afetlere yönelik çalışmalar yürütecek iki yeni bakanlığa daha ihtiyaç olduğunu söyledi.
Fesih Bingöl, "Türkiye'nin şu anda üç yeni bakanlığa ihtiyacı var. Birincisi Su Bakanlığı. İkincisi, yolsuzluklarla mücadele edecek bir bakanlık. Üçüncüsü ise doğal afetlerden Türkiye'yi koruyacak bir bakanlık. Bu üç bakanlık kurulmadan Türkiye'de bu sorunlar çözülemez." ifadelerini kullandı.
Su kaynaklarının aşırı kullanımı nedeniyle ciddi riskler oluştuğunu belirten Fesih Bingöl, tarımda su tüketiminin yüksek seviyede olduğunu söyledi.
Fesih Bingöl, "Aşırı su çekimi, kuraklık ve betonlaşma nedeniyle doğal yenilenme hızının çok altına düşüldüğü için bugün bu su sıkıntısını yaşıyoruz. Bir de tarımda su çok hoyratça kullanılıyor. Şu anda tüketilen suyun yüzde 67'si tarımda kullanılıyor. Yüzde 16'sı sanayide, yüzde 11'i ise konutlarda kullanılıyor. Dolayısıyla su bilinçli kullanılmadığı müddetçe bu sıkıntılarla karşı karşıya kalabiliriz." dedi.
Küresel iklim değişikliğinin de etkili olduğunu ancak en önemli sorunun yer altı sularının aşırı kullanımı olduğunu belirten Fesih Bingöl, Afyonkarahisar ve Eskişehir'de açılan sondaj kuyularının her geçen yıl daha derin seviyelere indiğini söyledi.
DSİ'nin Eskişehir'deki çalışmalarını yetersiz bulduğunu ifade eden Fesih Bingöl, Çifteler'deki çalışmaların istenilen sonucu vermediğini savundu.
Fesih Bingöl, "DSİ'nin Eskişehir'deki mevcut çalışmaları yetersiz görüyorum. Zaten en büyük sorun da bu. Çifteler'deki suyla ilgili bölgede bir çalışma yapıldı. Su birikti ancak daha sonra tekrar çekildi. Dolayısıyla o bölgede tarımda çok farklı bir su kullanımı var. Tarımsal ürün deseninin değiştirilmesi gerekiyor." dedi.
Türkiye'de bölgesel tarım planlamasının yeterli olmadığını belirten Fesih Bingöl, su yönetiminin farklı kurumlar arasında dağılmış durumda olduğunu ifade etti.
Fesih Bingöl, "Ben DSİ'yi eleştirirken şunu söylüyorum. Bu su konusunda birçok bakanlık çalışma yapıyor ama birlikte hareket etmiyorlar. Hepsinin tek çatı altında toplanması lazım. Eğer Su Bakanlığı kurulursa bu sorunların yüzde 80'i çözülür diye düşünüyorum." diye konuştu.
Son yağışların önemli bir avantaj sağladığını ancak bunun suyun dikkatli kullanılmasının önemini değiştirmediğini belirten Fesih Bingöl, Eskişehir'in nüfus artışı dikkate alınarak yeni su kaynaklarının planlanması gerektiğini söyledi.
Fesih Bingöl, "Eskişehir'in de ayrı bir su sorunu var. 2030 yılında nüfusumuzun 1 milyon 200 bine ulaşacağı öngörülüyor. Dolayısıyla mevcut kapasite yeterli değil. Mutlaka 2030 yılına kadar Eskişehir'de yeni su kaynakları bulunmalıdır. Bu çok önemli bir sorundur." dedi.
Çifteler'den Eskişehir'e su getirilmesi projesinin uzun yıllardır tamamlanamadığını belirten Fesih Bingöl, sorunun siyasi olduğunu savundu.
Fesih Bingöl, "Çifteler'den 6 yıldır su getirelemiyor. Sorun bence siyasi. Ben 2004 yılında Büyükşehir Belediye Başkan adayı olduğum zaman da bunu gündeme getirmiştim. Bu su mutlaka Eskişehir'e getirilmeli. Hâlâ da bunu savunuyorum." ifadelerini kullandı.
Seyitgazi Ovası'ndaki su kaynaklarının da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Fesih Bingöl, son olarak DSİ'nin mevcut yapısının değiştirilmesini ve tüm su yönetiminin kurulmasını önerdiği Su Bakanlığı tarafından yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Bunlar da ilginizi çekebilir
Uluslararası Erasmus+ toplantısı Eskişehir'de yapıldı
Erasmus+ kapsamında yürütülen "Eğitim Perspektifinden Yetişkin Romanların İhtiyaçlarının Anlaşılması" projesinin ikinci ulusötesi toplantısı Eskişehir'de gerçekleştirildi.
1 ay öncePorsuk Çayı'ndaki çöp kirliliği tepki çekti
Eskişehir'in simgelerinden Porsuk Çayı'nın Sümer Mahallesi'nden geçen bölümünde su yüzeyinde biriken plastik şişe, ambalaj ve karton bardaklar çevre kirliliğine neden oldu.
1 ay önceKaldırımı otomobille kapattı, yayalar yola inmek zorunda kaldı
Eskişehir kent merkezinde kaldırıma park edilen bir otomobil, yayaların geçişini engelledi. Vatandaşlar, özellikle engelli bireyler, yaşlılar ve bebek arabası kullanan aileler için tehlike oluşturan görüntüye tepki gösterdi.
1 ay önce