Bugun...


SEZAİ ŞEN

facebook-paylas
İşini iyi yapan bürokratları küstürüp uzaklaştırırsanız canlı yayında işte böyle mahcup edilirsiniz!
Tarih: 12-01-2021 19:42:00 Güncelleme: 12-01-2021 19:42:00


Dün akşam saatlerinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı'nın ardından açıklamalarda bulundu.

 

Açıklamaların en önemli bölümünü kısıtlamaların ne zaman kaldırılacağı, aşılamanın ne zaman başlayacağı konuları oluşturuyordu.

 

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN İLE BAKAN KOCA ARASINDAKİ DİYALOG GECEYE DAMGASINI VURDU

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan "Alman menşeili aşı ile ilgili anlaşmamızı yaptık, görüşmeler devam ediyor.Nihai kararı vermiş değiliz. Rus menşeili aşıları takip etmeye devam ediyoruz.Gereken test süreçleri tamamlanır tamamlanmaz belirlenen öncelik sırasına göre uygulamasına geçilecektir" dedikten sonra Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'ya dönerek "Sayın Bakan herhalde bu hafta sonuna kadar buna başlayacağız, değil mi?" diye sordu.

 

 

Bu soru üzerine Bakan Fahrettin Koca'nın yaşadığı sıkıntılı hal canlı yayında kameralara yansıdı. Koca "Perşembe veya Cuma" diyebildi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan da "Perşembe veya Cuma olur diyor. İnşaallah böylece belirlenen sıralamaya göre Perşembe veya Cuma bu kampanyamız başlamış olacak!" diyerek konuşmasını sürdürdü.

 

AK PARTİ GENEL MERKEZİ BÜROKRASİ KONUSUNDA HEMEN HER ZAMAN SIKINTI YAŞADI

 

Aslında canlı yayın anında yaşanan bu sıkıntılı durumun benzerleri, AK Parti iktidara geldiğinden beri, bizlerin gözlerinden uzakta çok sık yaşandı, halen de yaşanıyor. Bize göre, özellikle AK Parti Genel Merkezi bürokrasi ile çalışmada arzu edilen başarıyı gösteremedi.

 

Bürokrasi, devletin işlerini yapan görevlilere verilen genel bir isimdir. Eğer bu görevliler işlerini zamanında ve düzgün yaparlarsa devletin işleri hızlanır, vatandaş memnuniyeti artar. Eğer bu görevliler işlerini doğru düzgün yapmaz ya da yavaşlatırsa o zaman büyük sıkıntılar yaşanır ve neden işlerin geciktiği sorulduğunda "Malum, bürokrasi efendim!" cevapları ile karşı karşıya kalınır. Bürokrasi ne kadar iyi iş çıkarırsa iktidar da o kadar başarılı görülür!

 

AK Parti, 2002 Kasım ayında iktidara geldiğinde biz yurt dışındaydık ve o zaman köşe yazılarımızı yazdığımız İnternet sitesine yaptığımız değerlendirmede "En çok bürokraside zorlanacaklar. Zira kendilerine ait bir bürokrasi yok, bürokrasi ile ilgili deneyimleri de sınırlı" demiştik.

 

O gün bugündür AK Parti, bürokrasi konusunda hep sıkıntı yaşadı. Bunun en önemli sebebi, çalışmak zorunda oldukları bürokratların kendileri ile aynı siyasi görüşe sahip olmamaları, hatta karşıt görüşlü oluşlarıysa bir diğeri de bürokrasiyi yönetme konusunda yaşadıkları ve bir türlü aşamadıkları sıkıntılardı.

 

ESKİŞEHİR'DE BİR GARİP ŞEYLER YAŞANDI Kİ ANLAMAKTA HALEN ZORLANIYORUZ!

 

AK Parti Genel Merkezi, sadece başkentteki bürokrasi ile ilgili sorun yaşasa neyse. Eskişehir gibi taşra şehirlerindeki bürokrasi işlerinde de çok fazla etkin olmak istiyorlar,  ancak bu konuda çok mahir olamadıkları için, değeri sonradan anlaşılan kimi bürokratların kaybedilmesine vesile bile oluyorlar.

 

Kendisini neredeyse hiç tanımazdık. Eskişehir merkezli bir İnternet sitesinde kendileri hakkında yazılan, daha sonra da yazanlar tarafından yalanlanan bir haber vesilesi ile kendilerini tanıma fırsatı bulduk. Görüşlerine, düşüncelerine, insanlar hakkındaki kanaatlerine çok güvendiğimiz bir dostumuz kendileri hakkında "Onun bunu yazdıklarına bakma. Dürüst bir insandır. Devlete, millete karşı asla yamuk yapmaz. İşini de çok iyi yapar. Birlikte çalıştığı daha başka devlet görevlilerine sor en iyisi kendisini!" deyince biz de birlikte çalıştığı bazı isimlere ulaştık ve kendileri hakkında "Nasıl biridir?" sorusunu sorduk.

 

ÖYLE BİR SORUYU ANCAK HALKIN MEMNUNİYETİ ARTIRMAK İSTEYEN BÜROKRAT SORAR!

 

Hakkında bu soruyu birlikte çalıştıklarına sorduğumuz kişi Yunusemre Devlet Hastanesi'nde İdari ve Mali İşler Müdürü olarak görev yaparken 2018 Ocak ayında, bir toplantı esnasında yaşanan tartışma nedeniyle görevinden istifa eden Ahmet Seçkin. O günlerde köşelere yansıdığı kadarıyla "Her şeyi sorgulama, her şeyi görme" diye uyarılmış. Halbuki Seçkin o tarihlrde düzenlenen bir çalıştayda sadece “Onkoloji ve anjiyo gibi hizmetler Yunus Emre Devlet Hastanesi’nden Şehir Hastanesi’ne taşınacağı söyleniyor. Bu durumda Tepebaşı bölgesinde yaşayan halk için bir mağduriyet doğacak. Bu birimlerden hizmet almak isteyen Tepebaşı bölgesindeki hastalar Odunpazarı’na gitmek zorunda kalacak. Burada mağduriyet doğacak. Bu mağduriyet oluşmadan önlem alınması gerekir. Bunun için ne düşünülüyor?” sorusunu sormuş. Böyle bir soruyu da bize göre, halkın mağduriyetinin önüne geçmek ve memnuniyetini artırmaktan başka düşüncesi olmayan bürokratlar sorar!

 

İKTİDARA ZARARI VEREN BÜROKRATLAR BAKANA "AŞI 11 ARALIK 2020 İTİBARİYLE HAZIR OLACAK" DİYENLERDİR!

 

İktidarın zarar görmesini isteyen bürokratlar ise yaşanacak sıkıntıları görmezden gelir, hatta sıkıntı yaşansın diye, vatandaşa sıkıntı verecek gelişmeyi, uygulamayı allayıp pullayarak mükemmel bir işmiş gibi üst tarafa sunar!

 

İktidarın zarar görmesini isteyen bürokrasi aşı olayında olduğu gibi işleri çıkmaza sokar. Sağlık Bakanına Aralık 2020 başında "Aşılamaya 11 Aralık 2020 tarihinde sağlık çalışanlarımızdan başlıyoruz" diye açıklama yaptırır ancak aradan bir aydan fazla zaman geçmesine rağmen aşılamaya halen başlanamadığına hepimiz şahit oluruz!

 

 

İktidarın zarar görmesini, Cumhurbaşkanının ve Sağlık yönetiminin itibar kaymetmesini, imajının zarar görmesini isteyen bürokrasi dün akşam gerçekleştirilen canlı yayın öncesinde bile Bakana aşılamaya ne zaman başlayabileceklerine dair net bir tarih vermez ki Bakan da Cumhurbaşkanına net bir tarih veremesin, o da vatandaşa aşılamanın tarihini net olarak aktaramasın. Sonra da Cumhurbaşkanı ile Bakan arasında yaşanan bu diyaloglar muhalefete sosyal medyada meze olsun, tüm gece yaşanan bu diyalog konuşulsun!

 

KÜSTÜRÜLEN BÜROKRAT ANKARA'DAKİ GÖREVLENDİRMEYE SICAK BAKMAMIŞ

 

Hakkında Eskişehir merkezli bir İnternet sitesinde yazılan ve daha sonra kaldırılan, kaldırıldıktan sonra da hakkında daha önce yazılanları yalanlar nitelikte başka bir yazı konulan Ahmet Seçkin, araştırmamıza göre, çok iyi bir dava adamı, hatta AK Partili olarak bilinen birisiymiş. Hatta 2018'deki istifasından sonraki süreçte, Fahrettin Koca'nın bakan olduğu ilk zamanlarda, bizzat bakanın kendisi Ankara'daki büyük bir hastanede yönetici olarak göreve devam etmesi yönünde ricacı olmasına karşın Seçkin göreve dönmeye sıcak bakmamış, son dönemde de hakkında bir başka siyasi partiye katılacağına dair iddialar ileri sürülmüş. Artık bir başka partiye geçeceğine yönelik iddialar nedeniyle mi yoksa başka bir mülahaza ile ilgili midir bilemiyoruz, hakkında öyle bir yazı yazılmış.

 

KENDİSİ İLE BİRLİKTE ÇALIŞANLARDAN KENDİSİYLE İLGİLİ BAKIN NELER SÖYLEDİ

 

Bakın kendisi ile birlikte hatırı sayılı bir zaman çalışan üst düzey sağlık bürokratları onun hakkında neler söylediler:

 

"Liyakatlıdır. Devletin bir kuruş zarara uğramaması için 7 gün 24 saatini harcamaktan çekinmez.


İstişareye açıktır, ekip çalışmasında çok başırılıdır. Çok çalışkandır, bir an bile boş durmaz.


Eleştiriye de açıktır. Ancak haksız ve hadsiz biçimde suçlanılmasından hiç hazzetmez.


Kendisi ile birlikte çalışan kişilerden hakkında olumsuz tek bir söz duyamazsınız.

 

Onun hakkında birisi kötü bir şey söylüyorsa büyük ihtimalle o kişinin gayr-i kanuni bir işini yapmamış, o kişi lehine olacak şekilde pozisyon almamıştır.

 

Her işi çekip çevirir. Her işin ekonomisinden anlar. 'Hastalara daha iyi nasıl hizmet verebiliriz.


Devletin masraflarını daha çok nasıl kısabilir ve daha fazla devlete nasıl kazandırabiliriz' düşüncesi ile çalışır. 

 

Her şeyimizi ona emanet edebiliriz. Dürüsttür ve içi dışı birdir. Şu an onun devlet memurluğu yapmıyor olması devletimiz için bir kayıptır. Arzu ederdik ki çok daha uzun yıllar bu ülkeye hizmet edebilme fırsatı kendisine sunulmuş olsun.

 

Onunla ilgili iddiaların hiçbirisi doğru değil. Tamamı iftira."

 

HAKKINDA KONUŞMAK İSTEMEYEN BİLE İŞİYL İLGİLİ OLUMSUZ BİR ŞEY SÖYLEMEDİ!

 

Tabi bir kişi hakkında bu kadar olumlu sözü bir arada duyunca "Bu işte bir yanlışlık olmalı" diyerek hakkında en olumsuz konuşabileceğini düşündüğümüz bir başka ismi aradık. İlgili kişi de "Hakkında olumlu ya da olumsuz konuşmayacağıma dair söz verdiğim bir kişi. Ancak birlikte çalıştığımız dönemde devlete en küçük bir zararının dokunmadığını ve işini başarılı bir şekilde yaptığını rahatlıkla söyleyebilirim" dedi.

 

Hakkında çıkan yazılanlardan sonra biz de uzunca bir zaman araştırma-soruşturma yaptık. Tüm bu süreç sonucunda Ahmet Seçkin hakkında doğrusu olumsuz bir yargıya ulaşamadık. Tam tersine başarılı, liyakatlı, devletinin yanında, milletinin hizmetinde, ufku açık bir bürokrat portresi ile karşılaştık. Hastaneyi mali yönden yönetmedeki başarısı Ankara'dan bile dikkat çeken böyle bir bürokratın küstürülmesi, kaybedilmesi AK Parti adına doğrusu hiç hoş olmamış. AK Parti Genel Merkezinde ve bakanlıklarda görevli birtakım kişiler, Eskişehir teşkilatlarının işine karışmasalar büyük ihtimalle Ahmet Seçkin kaybedilmezmiş. Ancak gördüğümüz kadarıyla iktidarı indirmek isteyen kimi bürokratlar bakanlıkları ve AK Parti Genel Merkezindeki etkili isimleri tam manasıyla etkili bir kuşatma altına almış durumdalar.

 

Eğer AK Parti bu ülkede iktidardan düşerse, emin olun bunda en büyük pay, iktidarın ayağını kaydırmak, işlerini baltalamak için her gelişmeyi değerlendiren bürokratlar bu işte başrol oynayacaklar. Ahmet Seçkin gibi bürokratların kaybedilmemesi bu yüzden çok büyük önem taşıyor. 

 

Dileriz ne Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bakan Koca arasındaki diyalogun bir benzeri ne de Ahmet Seçkin gibi bir bürokratın kaybedilmesi bu ülkede bir daha yaşanmaz!



Bu yazı 11174 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Nasılsınız?


YUKARI