Bu ülkede emekli olmak gibi esnaf olmak da zor; olunca büyük olacaksın, küçük olarak da başlamayacaksın! Zira bu ülkede esnaf olmak, hele hele küçük esnaf olmak adeta bir savaş meydanında hayatta kalmaya çalışmak gibi. Dükkânını açıyor müşteri bekliyorsun, ekonomideki daralmayı hissediyorsun, yeterli satışı yapamıyorsun ama masraflar, vergiler, yüksek faturalar bir yandan kemirmeye devam ediyor. Gelirlerin giderlerini kapatamayınca bir süre ayakta kalmak için kredi çekmek istiyorsun ama o da ne; Kredi muslukları sıkı sıkıya kapatılmış!
Esnaf Kefalet Kooperatifleri üzerinden verilen krediler mi? Sakın, o krediler esnafı kurtaracak diye umutlanmayın, çünkü esnaf onları bilsin ama alıp kullanamasın diye öyle garip bir sistem kurmuşlar ki!
Rakamlara, şartlara bir göz atalım, göreceksiniz nasıl bir sistem kurulmuş.
Öncelikle, kredi miktarı ne kadar diye sorarsanız, resmi kaynaklara göre risk grubuna bağlı olarak 500 bin TL'den başlayıp 1 milyon TL'ye kadar çıkabiliyor. Yatırım kredilerinde ise bu limit 2,5 milyon TL'ye kadar uzanabiliyor.
FAİZ ORANI YÜZDE 20’YE DÜŞTÜ DİYE SAKIN SEVİNMEYİN!
Kulağa hoş geliyor değil mi? Ama durun, asıl mesele faiz ve şartlarda. Yıllık faiz oranı bir süredir yüzde 25 civarında seyrediyordu. İşte tam burada bir "müjde" patladı: 5 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren düzenlemeyle esnafa yansıyan faiz oranı yüzde 25'ten yüzde 20'ye düşürüldü. Aylık faiz karşılığı da yaklaşık yüzde 1,66 oldu. Hükümet "Esnafa destek!" diye övünüyor, sosyal medyada paylaşılıyor, ama bu indirim yeni kullandırılacak krediler için geçerli. Var olan kredilere dokunulmuyor, eski borçlar aynı faizle devam ediyor.
Yine de yüzde 5'lik indirim kulağa iyi geliyor, peki ya pratikte ne değişiyor?
Vade mi? En fazla 48 ay, aylık ya da 3-6 aylık taksitlerle. Peki, bu krediyi almak için ne gerekiyor? İşte burası işin can alıcı noktası.
Belli bir miktara kadar – ki bu genellikle kooperatiflere göre değişse de 500 bin TL civarı – sizden memur kefil istiyorlar. Evet, yanlış duymadınız, memur kefil! Bu devirde kim kime kefil olur Allah aşkına? Memur arkadaşınız mı var, yoksa devlet dairesinde tanıdık mı?
Ha diyelim yok, kredi hayallerinize veda edebilirsiniz. Bazı kooperatiflerde memur kefil için ayrı belgeler listelenmiş: Nüfus cüzdanı fotokopisi (2 adet), nüfus kayıt örneği ile ikametgah, ücret bordrosu falan. Memur kefil yoksa yol yok.
DAHA FAZLA KREDİ İÇİN MEMUR KEFİL YANINA BİR DE İPOTEK!
Daha fazla kredi çekmek isterseniz? O zaman işler iyice sarpa sarıyor. Memur kefilin yanına bir de ipotek ekliyorlar. Gayrimenkulünüzü, evinizi, dükkânınızı rehin veriyorsunuz.
Peki, soruyorum size: İnsanın elinde çekmek istediği kredinin birkaç katı teminat gösterecek imkânı olsa, neden gidip faizle borçlansın ki? Üstelik başvuru evrakları da cabası! Esnaf boğuluyor bu belgelerde: Vergi levhası fotokopisi (son yıl tasdikli), Esnaf Odası faaliyet belgesi (yeni tarihli), esnaf sicil tasdiknamesi, kimlik fotokopisi, imza beyannamesi, ikametgâh belgesi, kooperatif üyelik belgeleri...
Liste uzayıp gidiyor. Tamamlaması günler sürüyor. Esnaf zaten dükkânda koştururken, bir de bu evrak yığınıyla uğraşıyor. Kimse "Hadi gel, kolaylaştıralım" demiyor, tam tersine bürokrasi duvarı daha da yükseliyor.
Sonuç?
Birçok esnaf batma noktasına gelmiş durumda. Herkes borç içinde yüzüyor, kredi kartları limitsiz harcanmış, taksitler birikmiş. Kredi muslukları açılmadığı takdirde bu süreç hızlanacak, dükkânlar kepenk indirecek, aileler perişan olacak.
GELECEK SEÇİMİN KADERİNİ 2E BELİRLEYECEK: ESNAF VE EMEKLİ
Şimdi biz faiz yüzde 20'ye indi diye sevinelim mi? Hayır, çünkü kefil şartları, ipotek dayatması, evrak çilesi aynı yerinde duruyor. Üstelik bu yükler sadece esnafı değil, maddi durumu kötü olan milyonlarca vatandaşı da eziyor. Küçük esnafın sırtına bindirilen bu ağır yükler, ekonomi çarkını doğru yönde çevirmiyor; tam tersine frenliyor, daraltıyor. Herkes biliyor, herkes görüyor: Esnaf nefes alamazsa tüketim durur, üretim tıkanır, işsizlik artar. Ülke ekonomisinin canlanması için esnafın rahatlaması şart.
İktidar, önümüzdeki 2 yıl içinde gerçekleşecek seçimde arzu ettiği başarıya ulaşmak istiyorsa, esnafa ve emekliye dayatılan bu zorlu şartları bir an önce iyileştirmek zorunda. Kefil zorunluluğunu hafifletmek, ipotek dayatmasını kaldırmak, evrakları sadeleştirmek, faiz indirimini gerçekten hissedilir kılmak... Bunlar artık lüks değil, zorunluluk.
BÜYÜK ŞİRKETLER İÇİN ESNAF GÖZDEN Mİ ÇIKARILDI?
Bu sistem esnafı gözden çıkarmış adeta, büyük şirketlere, holdinglere peşkeş çekilen krediler gibi değil. Küçük esnaf, memleketin belkemiği, ama unutulmuş gitmiş. Ey yetkililer, duyun bu feryadı! Kefil şartlarını hafifletin, ipotek dayatmasını kaldırın, evrakları sadeleştirin, faiz indirimini gerçekten hissedilir kılın. Yoksa yarın öbür gün sokaklar boşalacak, ekonomi çökecek. Esnaf yaşıyorsa millet yaşar, bunu unutmayın. Bu gidişat değişmezse, daha çok yazı yazarız, daha çok haykırırız. Ama umarım geç olmadan bir adım atılır.