Bugun...


Sezai ŞEN

facebook-paylas
Ali Emre'nin göz yaşartan hikayesi!
Tarih: 30-05-2021 15:09:00 Güncelleme: 30-05-2021 15:09:00



Aşağıdaki ifadeler henüz 6,5 aylık yavrusunu özel bir hastanede meydana gelen ihmaller zinciri sonunda kaybeden bir annenin Twitter hesaplarında yaptığı paylaşımdan. Olay Kurban Bayramında, yani 13-14 Ağustos 2019 tarihlerinde yaşansa da annesi sosyal medyadan bu ifadeleri kamuoyu ile paylaştığında takvimler 11 Ekim 2019'u gösteriyordu. Biz de bir veya iki gün sonra denk geldik. Okuduk, okuduk. 

 

Aşağıya hayatını kaybetmeden birkaç saat önce çekilmiş kısa bir görüntüsünü de bulacağınız Ali Emir'in, ailesinin başına gelenleri gözyaşları içinde okuduk. Bir gece yarasından hemen sonra okuduğumuz için o geceyi neredeyse uykusuz geçirdik. Nasıl yaşanırdı böyle bir hadise!

 

Ama burası Türkiye. Ve özellikle kimi özel hastaneler için önemli olan tek şeyin para kazanmak olduğunu çok iyi biliyoruz. 

 

Çocuklarını aynı özel hastanede doğuran ve tüm kontrollerini de o hastanede yaptıran bu aile bir gün çocuklarının ölümüne neden olacaklarını, bu sefer çocuklarının cansız bedenini kollarını o hastanede alacaklarını nereden bilsin!

 

Eskişehir'de de çocukları olan dostlarımız var zaman zaman özel hastanelere gidiyorlar. Garip bir şekilde hem o hastanelerden inanılmaz bir biçimde şikayetçi oluyorlar hem de gitmeye devam ediyorlar.

 

Benzer şeyler daha başka (kamu) hastanelerinde de yaşanabilir elbette. Ancak özel hastanelere bir ton para aktarıp daha başka hastanelerde alınabilecek hizmeti bile alamamak insanlarımızın kafasını dank ettirmeli. 

 

Yaşı kemale ermiş insanlardan birinin başına gelmiş olsa benzer bir hadise belki bu derece acı duymaz ve kamuoyuyla, kendileri de aynı ya da benzer bir acıyı yaşamasın diye, paylaşma gereği duymazdık. Ancak ortada, daha 6,5 aylık olan dünyalar tatlısı bir bebek var ve o çocuk büyük ihtimalle acılar içinde kıvranarak bir hastanede gözlerini hayata yumuyor; ailesinin bütün mutluluğu onunla birlikte mezara gömülüyor!

 

Sözü daha fazla uzatmadan sizleri yaşanan hadiseyle, yaşanan hadiseyi anlatan acılı anneyle başbaşa bırakıyoruz:

 

"Ali Emir Şahin benim oğlumdu. 6.5 aylıktı. Kurban Bayramında Türkiye'nin en büyük hastanelerinden birinin İstanbul Halkalı Atakent Şubesinde kontrole götürdüm. Türkçesi bozuk kendinden emin olmayan bir bayan doktor muayene edip ventolin tedavisi yaptı. Tedavinin ardından kontrol ettiğinde çoktedirgin oldu.Tıbbı terimler kullanarak olası hastalık ıihtimallerinden bahsetti. Bebeğimin o hastanedeki takipli doktoruna yazdım: 'Buradaki bayan hekim tedirgin, başka doktora göstereyim mi diye?’’ cevap gelmedı. Kadın hekim beni yatışa ikna etti. Kan örneği alındı. Röntgençekildi. Antibiyotik serum, ventolin, ardından dikkat yüksek riskli ilaç potasyum ibareli bir serum takıldı. 

 

Çocuğum bağırarak ağlamaya, bacaklarını karnına çekmeye başladı. Saat 21:00 civarı başlayan bir huzursuzlukları süreki o gece bize tanımlanan hemşire ve doktora defalarca ilettim. Hemşire önemsemedi. Doktor geldi tekrar p... isimli ağrı kesici takacağının söyledi. Ben hekime 'Bebeğim çok küçük. Ben 32 yaşındayım. Bu ilacı ben kullanmıyorum dedim. Doktor 'Bu ilacın yaşı yok, dozu düşük vereceğiz' dedi. Çocuğum bağırarak ağlamaya devam ediyordu.

 

Hemşireye söyledim. 'Hastane ortamı huzursuz ediyordur' diye yorumlayarak yine beni ikna etti. Doktor geldi. 'Bebeğimde sorun var. Neden susmuyor, ağlıyor?' dedim. Şurup verdi. Bebeğim zamanla uykuya geçip uyanarak ağlamaya devam etti. Ara ara hemşireyi çağırdım. Geldi ama 'Sorun yok' cevabı değişmedi. Gece 03:00. Sormadı. Hemşire çağırdım. 'Bakın Ali Emir sarardı, beni duymuyor. İnliyor. Sarılık mı oldu?' dedim. Hemşire ünvanı verilen kişi gülümsedi. 'Sizin çocuğunuz yeni doğan mı ki sarılık olsun annesi' dedi. Bebeğim sürekli idrar yapıyordu. Hemşireyi çağırdım.

 

'Ali Emir sürekli idrar yapıyor. Hazırlıksızım, bez yetiştiremiyorum. Bez getirir misiniz?' dedim.  2 beden 7-8 adet bez getirdi. Ardından kısılan sesiyle inleyen Ali Emir'im, ilk göz ağrım, cennetim dediğim biricik yavrum kollarımda inleyerek can verdi!

 

Bağırdımmmm. 'Yetişin! Ali Emir'im öldüüü, yetişin' diye. Neden vefat ettiğini hekim ve hemşire açıklayamadı. Savcı çağırdım. Otopsi kararı verdim. Günler sonra öğrendim ki o çocuk büyük zincirleri olan hastane aslında devlette çalışan ve öğrenimi devam eden bir asistanı kiralamış ve o asistan Ali Emir'imin bana göre ölüm sebebi oldu. Benim yavrum çirkin, iğrenç bir pazarlığa kurban edildi. 13.08.2019'da güle oynaya Bayram günü kontrelle giriş yaptığım hastanede 14.08.2019 tarihinde cenazesini alıp çıkmak nasip oldu. Detaylarını yargıda ve akukatımdan öğreneceksiniz!

 

Benim yavrum Kurban Bayramında birilerinin ucuz pazarlığı ve usulsüzlüğünün kurbanı edildi. Bana takvim hep 14.08. 2019. Sebep olanlar siz rahat uyuyabiliyor musunuz?


#aliemiricinadalet"



Bu yazı 2260 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI