Bugun...


Doktorun Köşesi

facebook-paylas
Şehir efsanesi mi Şehir Hastanesi mi? (3)
Tarih: 19-08-2018 20:42:00 Güncelleme: 19-08-2018 20:42:00


Önceki yazılarımda sağlık sisteminin geçmişini biraz olsun hatırlatıp, Kamu Özel Ortaklığı (KÖO), sistemi hakkında kısa bilgiler vermiştim. Kamu Özel Ortaklığı (KÖO) sistemi ile Yap-İşlet-Devret (YİD) yöntemlerinin karıştırıldığından, bu eski uygulamalar gibi Kamu Özel Ortaklığı (KÖO) sisteminde de Şehir Hastanelerinin uzun bir süre özel sektör tarafından işletilerek devlet sınırlaması olmadan fahiş fiyatlarla şirketlerin yüksek karlar elde ettikten sonra hastaneleri devlete devredeceği düşüncesi ile topluma yanlış bilgiler verildiğinden, Ankara Barosunun Hukuk Gündemi adlı dergisinin 2013 yılı 2. sayısında yayımlanan “Yeni Bir İlişki Türü: Kamu Özel Ortaklığı” adlı makalenin Sonuç bölümünde “Türkiye’nin gelişim sürecinde hızla yol alabilmesi için alternatif uygulama alanlarından Kamu Özel Ortaklığı Modeli’ni değerlendirip uygulamaya başlaması Türkiye için başarılı bir tercih olabilir. Kamu hizmetlerinin sunumunda Kamu Özel Ortaklığı Modeli’nin olası olumsuz etkilerinden arındırılması hedeflenmelidir. Önyargılı yaklaşılmamalı ve bu konuda gerek devletin gerek özel sektörün gerekse halkın bilinçlendirilmesi gerekmektedir.” denilerek sistemin gayet objektif bir yaklaşımla ele alındığından, sistemin birçok makalede sıkı bir gözetim ve denetimle sağlık tesisi yapım sürelerinin kısaltılması ve buna ilişkin maliyetlerin özel sektöre aktarılmasıyla kamunun yatırım yükünün uzun yıllara yayılması, kamu yatırımlarının daha kısa sürede bitirilmesi ve ucuza mal edilmesi, tıbbi hizmetler dışındaki hizmet ve alanların işletilmesinin özel sektöre yaptırılması ile daha kaliteli hizmet üretilmesi, üretilen hizmetin sürekliliğinin sağlanması açısından avantajlı olarak değerlendirildiğinden bahsetmiştim.

 

Bu bilgiler ışığında biraz da uygulamayı değerlendirmekte fayda var. Öncelikle şunu belirtmek gerekiyor. Şuan Yozgat, Isparta, Mersin, Adana, Kayseri, Elazığ olmak üzere Kamu Özel Ortaklığı (KÖO) sistemi ile yapılan altı Şehir Hastanesi faaliyet göstermektedir. Bunlardan ilk açılan Isparta ve Yozgat Şehir Hastaneleri yaklaşık 1,5 yıldır da faaliyetteler.

 

Yozgat, Isparta, Mersin, Adana, Kayseri ve Elazığ’da eşi-dostu-tanıdığı olanlar mutlaka duymuşlardır Şehir Hastanelerini. Duymadılarsa bile merak edip sorsunlar: Bu devasa yatırımlar, milyar TL’lik yatırımlar gerçekten efsane mi? Daha kapısından girerken vatandaşlar cebinden paralar saçmaya mı başlıyorlar? Yoksa gerçekten 5 yıldızlı otel gibi, acilinden yoğun bakımına, polikliniğinden ameliyathanesine, otoparkından tek kişilik nitelikli özel odalarına-süit odalarına, yemeğinden sosyal alanlarına gerçek sağlıkta devrim ve çağ atlama yaşanmış mı? Uygulamada, ücretlendirmede eski Devlet Hastanelerinden bir farklılık var mı? Yine ALO 182 MHRS (Merkezi Hekim Randevu Sistemi)’den ya da hastaneye gidip oradaki KİOKS denilen cihazlardan veya sekreterlerden nüfus cüzdanı ve T.C. Kimlik Numarası ile sıranı aldıktan sonra hiçbir ücret ödemeden hekime muayene olabiliyor musun? Tahlil, tetkik, tedavi için ayrı ayrı ücretler ödüyor musun? Her odası 5 yıldızlı otel odası gibi özel oda olan bu hastanelerde özel oda parası, otelcilik hizmeti bedeli gibi adlarla ekstra ücretler alınıyor mu hastalardan?

 

Tüm bu soruların cevabını Şehir Hastanesi gerçeğini yaşayanlardan alabilirsek aslında hiçbir sorun kalmayacaktır. Ama belki de Sağlık Bakanlığının en büyük eksikliği de bu. Hizmeti en iyi, en güzel, en nitelikli şekilde sunmak için tüm çabasını harcıyor, bunun reklamına gelince yeteri kadar başarılı olamıyor. Gerçi sağlıkta en iyi ya da en kötü reklam olayı yaşayanlardır. Eşimiz-dostumuz-komşumuz bir doktoru-hastaneyi çok övdüyse ya da bir ilacı önerdiyse artık o bizim hastalığımız için tek çare olmaz mı? Dünyanı en iyi doktoru olsa başkası ya da dünyanı en gelişmiş ilacı olsa başka ilaç bize hiçbir fayda sağlamaz, tavsiye edilenden olmadıkça.

 

Sözün kısası, sağlık hizmeti kalite artışı, hastane otelcilik hizmeti kalite artışı dışında bugün Eskişehir Devlet Hastanesinde uygulama ne ise, Yunus Emre Devlet Hastanesi ne ise Eskişehir Şehir Hastanesi de o olacaktır. Yani yine devlet güvencesi ile, Genel Sağlık Sigortamız ile, nüfus cüzdanımızı alarak, randevumuza hiçbir ücret ödemeden gideceğiz, tahlil, tetkik ve tedavimizi yaptıracağız, reçetemizi alıp çıkacağız. Bugün ne kesiliyorsa maaşımızdan Genel Sağlık Sigortası primi olarak, muayene katkı payı olarak, ilaç fark ücreti olarak aynısı kesilecektir. Ne bir eksik ne bir fazla. Sadece Eskişehir Şehir Hastanesi Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi gibi “Eğitim ve Araştırma Hastanesi” yani üçüncü basamak hastane olacağı için muayene katılım payı olarak 6 TL yerine 7 TL yansıyacak hepsi bu.

 

(Peki Şehir Hastaneleri devlete çok mu yük getirecek? Bir sonraki yazıda da buna değinmeye çalışalım.)



Bu yazı 5078 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Nasılsınız?


YUKARI