|
Tweet |
2018 yılında yaptığı ilk Türkiye Büyük Millet Meclisi konuşmasına değinen Erbaş, Dumlupınar’daki müzenin önünde 1964 model bir topun sergilendiğini hatırlattı. Bu durumu eleştiren Erbaş, "1964 model bir topla Kurtuluş Savaşı Müzesi yapılamaz" sözleriyle tepkisini dile getirdi. Son dönemde bölgede bir müzenin açılmasını olumlu bulduğunu ifade eden Erbaş, Dumlupınar’ın tanıtımının daha güçlü şekilde yapılması gerektiğini belirtti. Erbaş, "İkinci bir Çanakkale gibi oranın reklamını yapmamız, büyütmemiz gerekiyor" çağrısında bulundu.
30 Ağustos Zafer Bayramı’nın yalnızca "Gençlik ve Spor Bayramı" olarak anılmasına da itiraz ettiğini dile getiren Erbaş, bu konuyu Meclis’teki bütçe görüşmelerinde de sık sık gündeme getirdiğini söyledi. Erbaş, "30 Ağustos Gençlik ve Spor Bayramı değildir. Orası aynı zamanda askeri bir tören alanıdır" ifadelerini kullandı.
1071 Malazgirt Meydan Muharebesi’nden sonra Türk tarihindeki ikinci büyük meydan savaşının 30 Ağustos Büyük Taarruz olduğunu vurgulayan Erbaş, şehir içi çatışmaları bu kapsamda değerlendirmediğini belirtti. Bu nedenle Zafertepe Çalköy’ün tarihi açıdan çok büyük bir öneme sahip olduğunu kaydetti.
Bu önem doğrultusunda 30 Ağustos alanına mutlaka bir askeri birliğin konuşlandırılması gerektiğini savunan Erbaş, subay ve astsubayların eğitim süreçlerinde Büyük Taarruz’un gerçekleştiği bu alanı yerinde görmelerinin faydalı olacağını ifade etti. Erbaş, "Sembolik de olsa burada bir kamp kurulmasının önemli olduğunu düşünüyorum" dedi.
Askeri birliklerin genellikle farklı bölgelerde kamp yaptığını hatırlatan Erbaş, "Bu topraklar başka bir meydan savaşı görmedi" diyerek Büyük Taarruz’un yaşandığı alanlarda askeri eğitim ve kampların düzenlenmesinin tarihi bilinci güçlendireceğini söyledi. Erbaş, söz konusu konunun Kütahya’nın tüm dinamiklerinin ortak meselesi olması gerektiğini vurgulayarak değerlendirmelerini tamamladı.