Arama

Suat Kaçar Yazdı: Eskişehir’de Herkes Konuşuyor, Peki Kim Sorumluluk Alacak?

Eskişehir’i anlatırken hep aynı güzel cümleleri kuruyoruz. Öğrenci şehri diyoruz. Yaşanabilir kent diyoruz. Avrupa şehri diyoruz. Peki biraz da başımızı kaldırıp gerçek Eskişehir’e bakalım. Deprem riski, eski binalar, kentsel dönüşüm, trafik, hayat pahalılığı ve uyuşturucu... Bunların her biri ayrı bir sorun gibi görünse de aslında hepsinin ortak bir noktası var: Sorunları biliyoruz ama çözmekte gecikiyoruz. Üstelik bu gecikmenin sorumluluğunu sadece bir kuruma, bir belediyeye ya da bir siyasi partiye yüklemek de kolaycılık olur. Eskişehir'in bugün geldiği noktada Büyükşehir Belediyesi'nin de, Tepebaşı ve Odunpazarı belediyelerinin de, merkezi iktidarın da, AK Parti Eskişehir teşkilatının da, bu şehrin milletvekillerinin de kendisine sorması gereken sorular var.

17/08/2026 10:04 | Son Güncelleme : 01/10/2026 17:02 | Okunma Sayısı : 207 | suat kaçar


Suat Kaçar Yazdı: Eskişehir’de Herkes Konuşuyor, Peki Kim Sorumluluk Alacak?

 

27 yıl geçti, hâlâ aynı binalara bakıyoruz

 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin üzerinden tam 27 yıl geçti.

 Bugün Adalar'a gidin.

 Kırmızıtoprak'a gidin.

 Çarşı merkezinde başınızı kaldırıp binalara bakın.

 Eskişehir'in yaşlı yapı stokunu görmek için uzman olmaya gerek yok.

 Yıllardır kentsel dönüşüm konuşuyoruz.

 Riskli alanlar belirlendi.

 On binlerce yapı incelendi.

 Raporlar hazırlandı.

 Projeler açıklandı.

 Peki sonuç?

 Vatandaşın görebildiği ölçekte kent merkezini değiştirecek büyük bir dönüşüm hâlâ ortada yok.

 Burada Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'ne açıkça sormak gerekiyor:GÖLCÜK DEPREMİ ESKİŞEHİR (1)-i6a82b1b0621e0.jpg

 Yıllardır konuşulan kentsel dönüşüm neden istenilen hızda ilerlemedi?

 Aynı soruyu Tepebaşı ve Odunpazarı belediyelerine de sormak gerekiyor.

 Bu şehirde sadece kaldırım yapmak, park düzenlemek, sosyal etkinlik düzenlemek belediyecilik değildir.

 Vatandaşın başını soktuğu ev güvenli değilse diğer hizmetlerin tamamı ikinci planda kalır.

 Üç belediyenin de artık vatandaşa raporlardan ziyade takvim göstermesi gerekiyor.

 Hangi mahalle ne zaman dönüşecek?

 Kaç riskli bina var?

 Kaçı yıkılacak?

 Kaçı güçlendirilecek?

 Beş yıl sonra Eskişehir'in yapı stoku hangi noktada olacak?

 Vatandaşın bilmek istediği bunlar.

 Peki merkezi iktidarın hiç mi sorumluluğu yok?

 Elbette var.

 AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak'ın son dönemde kentsel dönüşüm konusunda Büyükşehir Belediyesi'ni eleştirdiğini görüyoruz.

 Eleştirsin.

 Muhalefet etmek de siyasetin görevidir.

 Ancak burada Sayın Albayrak'a da sormak gerekiyor:

 AK Parti yaklaşık çeyrek asırdır ülkeyi yönetiyor. Eskişehir'in riskli yapı sorununu bugün konuşuyorsak merkezi yönetimin bu tabloda hiç mi payı yok?

 Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın elinde yetki var.

 TOKİ var.

 6306 sayılı Kanun var.

 Finansman imkânları var.

 Riskli alan ilan etme gücü var.

 O halde sadece belediyeyi eleştirmek yetmez.

 Eskişehir için Ankara'dan ne getirildiğini de ortaya koymak gerekir.

 Gürhan Albayrak'ın önüne dosyaları koyup Ankara'nın kapısını çalması, bakanlıklarla görüşmesi ve sonunda Eskişehirliye somut bir takvim açıklaması gerekir.

 “Belediye yapmadı” demek kolay.

 Eskişehirlinin beklediği ise:

 “Biz şunu yaptık” diyebilmektir.turkiye-19-yilda-211-bin-depremle-sallandi_10d5c-i6a82b1af0b630.webp

 Milletvekilleri, bu şehir sizin de şehriniz

 Bir çift sözüm de Eskişehir milletvekillerine.

 Partinizin adı ne olursa olsun...

 İktidar milletvekili de olsanız, muhalefet milletvekili de...

 Seçim zamanı Eskişehir'in sokaklarında oy isteyen herkesin bugün bu meselede sorumluluğu var.

 Kaç milletvekili Eskişehir'in kentsel dönüşüm sorununu Meclis'in gündemine taşıdı?

 Kaçı Bakanlığın kapısını çaldı?

 Kaçı kentteki riskli yapıların durumunu takip ediyor?

 Kaçı çıkıp vatandaşın anlayacağı şekilde, “Eskişehir'in deprem konusunda durumu budur” dedi?

 Siyaset yalnızca basın açıklaması yapmak değildir.

 Milletvekilliği de Ankara'da parti grubunun sıralarında oturmaktan ibaret değildir.

 Bu şehir size oy verdiyse bu şehrin sorunlarının takipçisi olmak zorundasınız.

 Deprem olursa o sokağa kim girecek?

 Meselenin bir de çok az konuşulan tarafı var.

 Eskişehir'in merkezinde ciddi bir deprem yaşandığını düşünün.

 Adalar...

 Çarşı...

 Dar sokaklar...

 Park edilmiş araçlar...

 Yoğun yapılaşma...

 Birkaç binanın aynı anda yıkıldığını düşünün.

 İtfaiye nasıl girecek?

 Ambulans nasıl ulaşacak?

 Arama kurtarma ekipleri hangi yolu kullanacak?

 İşte burada yine belediyelere, Valiliğe, AFAD'a ve merkezi yönetime ortak bir soru çıkıyor:

 Eskişehir'in deprem sonrası ulaşım planı gerçekten hazır mı?

 Bir cadde yol çalışması nedeniyle kapandığında bile trafik düzeninin nasıl etkilendiğini görüyoruz.

 Büyük bir afet sırasında ne yaşayacağımızı bugünden düşünmek zorundayız.aaaa-3-i6a82b1ad53413.webp

 Vatandaş suyunun hesabını yapıyor

 Bir tarafta depremi konuşuyoruz, diğer tarafta vatandaş geçim derdinde.

 Kalabak suyuna gelen zam bile artık aile bütçesinde hesap yapılmasına neden oluyor.

 Ulaşım zamlanıyor.

 Kira artıyor.

 Market pahalı.

 Elektrik, doğal gaz, su...

 Burada da hem yerel yönetim hem merkezi iktidar birbirini suçlamaktan vazgeçmeli.

 Belediye, “Ekonomi kötü, maliyetler arttı” diyor.

 İktidar, “Belediye zam yapıyor” diyor.

 Peki vatandaş ne yapıyor?

 İkisine de para ödüyor.

 Vatandaş siyasi tartışmanın değil, faturanın tarafında.

 46 şüpheliyi konuşup geçmeyelim

 Bir başka mesele uyuşturucu.

 Eskişehir'de yalnızca bir haftada 46 şüpheli hakkında işlem yapılması küçümsenecek bir rakam değil.

 Emniyet ve jandarma operasyon yapıyor.

 Peki sonrası?

 Uyuşturucuya ulaşmadan önce gençlere kim dokunacak?

 Büyükşehir Belediyesi ne yapıyor?

 Tepebaşı Belediyesi ne yapıyor?

 Odunpazarı Belediyesi ne yapıyor?

 Gençlik ve Spor Bakanlığı ne yapıyor?

 Milli Eğitim ne yapıyor?

 Milletvekilleri bu konuda hangi projeyi Eskişehir'e getirdi?

 Çünkü uyuşturucuyla mücadele sadece polisiye operasyon değildir.

 Gençlere spor alanı, sosyal alan, eğitim, iş ve gelecek sunamıyorsanız sorunun yalnızca sonucuyla mücadele etmiş olursunuz.

 Artık mazeret değil sonuç lazım

 Eskişehir'de yıllardır aynı siyasi yöntemi izliyoruz.

 Bir sorun çıkıyor.

 Belediye iktidarı suçluyor.

 İktidar belediyeyi suçluyor.

 Milletvekilleri açıklama yapıyor.

 İl başkanları basın toplantısı düzenliyor.

 Sonra gündem değişiyor.

 Ama sorun yerinde duruyor.

 Ben bugün ne sadece Büyükşehir Belediye Başkanı'nı suçluyorum ne Tepebaşı'nı ne Odunpazarı'nı...

 Ne de bütün sorumluluğu AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak'ın veya iktidarın üzerine bırakıyorum.

 Hepsine aynı soruyu soruyorum:

 Bu şehir için elinizdeki yetkiyi sonuna kadar kullandınız mı?

 Büyükşehir Belediyesi kullandı mı?

 Tepebaşı Belediyesi kullandı mı?

 Odunpazarı Belediyesi kullandı mı?

 AK Parti hükümeti kullandı mı?

 Gürhan Albayrak Ankara'daki siyasi gücünü Eskişehir için yeterince kullandı mı?

 Eskişehir milletvekilleri bu şehrin sorunlarını çözmek için yeterince mücadele etti mi?

 Cevabı vatandaş versin.

 Çünkü 17 Ağustos'un üzerinden 27 yıl geçti.

 Artık “Çalışıyoruz, planlıyoruz, görüşüyoruz” cümlelerini değil, sonuçları konuşmamız gerekiyor.

 Deprem bize hangi partiden olduğumuzu sormayacak.

 Trafik siyasi görüşümüze göre açılmayacak.

 Uyuşturucu bir gencin kapısını çalarken ailesinin hangi partiye oy verdiğine bakmayacak.

 Hayat pahalılığı da faturayı siyasi kimliğe göre kesmeyecek.

 Bu nedenle Eskişehir'in ihtiyacı yeni bir siyasi tartışma değil.

 Ortak sorumluluk ve somut sonuçtur.

 Belediyeler de iktidar da milletvekilleri de aynı masaya oturmalı.

 Çünkü bazı meselelerde başarısızlığın mazereti olmaz.

 Özellikle de bedeli insan hayatı olabilecekse... 

Etiketler : Eskişehir deprem 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi Eskişehir kentsel dönüşüm Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Odunpazarı Belediyesi Tepebaşı Belediyesi Gürhan Albayrak Eskişehir milletvekilleri deprem önlemleri
Beğendim
Bayıldım
Komik Bu!
Beğenmedim!
Üzgünüm
Sinirlendim
Bu içeriğe zaten oy verdiniz.

Bunlar da ilginizi çekebilir

Eskişehir'de motosiklet hafif ticari aracın altına girdi!

Eskişehir'de motosiklet hafif ticari aracın altına girdi!

Eskişehir'in Tepebaşı ilçesinde motosikletin hafif ticari araca arkadan çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında araçlarda maddi hasar oluşurken, olayda yaralanan olmadı.

1 ay önce
Emirdağ'da Söylediği Sözler Çok Konuşulacak: "Kimse Keyfinden Gitmiyor"

Emirdağ'da Söylediği Sözler Çok Konuşulacak: "Kimse Keyfinden Gitmiyor"

Belçika'nın başkenti Brüksel'e bağlı Saint-Josse-ten-Noode Belediye Başkanı Emir Kır, Emirdağ ziyareti sırasında hem memleket özlemini dile getirdi hem de gurbetçilerin ve göçmenlerin toplumlara sağladığı katkılara dikkat çekti.

1 ay önce
Emir Kır Tarih Verdi! Ayşe Ünlüce ile Kritik Görüşme

Emir Kır Tarih Verdi! Ayşe Ünlüce ile Kritik Görüşme

Belçika'nın Saint-Josse-ten-Noode Belediye Başkanı Emir Kır, bu hafta Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ile bir araya geleceklerini belirterek, kardeş şehir ilişkilerini yeni projelerle güçlendirmeyi hedeflediklerini söyledi.

1 ay önce
Yorumlar