Suat Kaçar Yazdı: Bir Düğünden Bu Noktaya Gelmeye Değer Miydi?
Tartışmanın iki performansını da tanıyorum.
Biri gazeteci arkadaşım, diğeri ise imtiyaz sahibi arkadaşım.
İkisiyle de geçmişim, hukukum var.
O nedenle bu simgeyi bir tarafı savunmak ya da diğer tarafı suçlamak için yazmıyorum.
Tam tersine, mesele daha fazla büyümeden biraz sakin düşünülmesiyle bölgede.
Bir belediye sahibinin nikâhı neden bu kadar büyüdü?
Ortada bir düğün var.
Bir genç evleniyor.
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce de nikâhı kıyıyor.
Üstelik düğüne baktığınızda kent protokolünden ve farklı siyasi çevrelerden birçok isim katılıyor.
Ben burada şu soruyu sormadan geçemiyorum:
Düğünün sahibi A kişisi değil de B kişisi olsaydı aynı tartışma çıkar mı?
Ayşe Ünlüce başka bir iş insanının, gazetecinin ya da kamuoyunda tanınan başka bir kişinin çocuğunun nikâhını kıysaydı yine aynı doğumlar yükselirdi?
Bence bu olayları görmek da gerekiyor.
Çünkü Ayşe Ünlüce artık yalnızca bir siyasi partinin mensubu değil, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı.
Bu şehirde yaşayan herkesin belediye binası.
Bir nikâh kıyması, tek başına o aileyle aynı siyasi düşünceleri paylaşılmış ya da geçmişte söylenmiş her sözü onayladığı anlamına gelmez.
Gazeteci-söz
Diğer taraftan gazeteci arkadaşının soru sorması, eleştirisi en doğal hakkıdır.
Gazeteci sorgular.
“Başkan neden bu nikâhı kıydı?” diye de sorabilir.
Bunu tartışmaya açabilir, eleştirebilir.
İmtiyaz sahibi de o yazıya cevap verebilir.
Haksızlığa uğradığını hissetmeksa çıkar, düşüncelerinin karşılığını verir.
Buraya kadar hiçbir sorun görmüyorum.
Sorun, eleştirinin ve cevabın kişiselleşmeye başladığı yerde ortaya çıkıyor.
Bu iki olduğunda kişi evleniyor
Bence gözden kaçırılan en önemli noktalardan biri bu.
Biz tartışırken ortada yeni evlenmiş iki genç var.
İmtiyaz sahibini eleştirebilirsiniz.
Gazeteciyi eleştirebilirsiniz.
Ayşe Ünlüce'nin tercihini tartışabilirsiniz.
Ama yazılan ve çizilen her şey yalnızca tartışmanın taraflarını ilgilendirmiyor.
D bulunamadıdırdır.
Yeni gelini tanışıyor.
Kız konuyla ilgileniyor.
İki aileyi işliyordur.
Şimdi başlıyorum:
Yeni evlenen gelinin burada kabahati ne?
Duldun hatası ne?
Kızın annesinin, kardeşlerinin bu tartışmasında ne günahı var?
insanların hayatlarında belki de bir kez yaşadıkları en özel günlerden biri neden siyasi ve kişisel hesaplaşmanın aniden konulsun?
Aile üzerinden gitmek doğru değil
İki arkadaşın geçmişte gelen meseleler arasında bulunduğu da görülüyor.
Bu bugünün tartışmak değil.
Daha önce de karşı karşıya geldiler.
Sorunlar.
Hukuka uygun meseleler oldu.
O zaman nasıl hukuk konuşulursa bugün de yapılması gerekir yine hukuk konuşur.
Birisinin orada hakaret olacağını düşünüyorsa hukuk oradadır.
Orada birisinin tehdit edeceğini düşünüyorsa hukuk var.
Kişilerin kişilik haklarının bölünmesini düşünüyorsa yine hukuk orada.
Ama ailelerden üzerinden yürüyor bana göre yanlış.
İnsanın öfkesini karşısındaki kişiye çok ağır şeyleri söyleyebilir. Sonra sözlerin geri dönüşü olmadığını görürsün.
Çünkü sosyal olarak yazılan bir cümleyi silebilirsiniz ama insanların hafızasından silemezsiniz.
“Önce o başladı” meselesinde anlaşmazlıkz
Bir de Meseleye sadece son birkaç günde bakmamak gerekiyor.
Bu iki isim arasında geçmişten gelen bir gerilim varsa bütünüyle değerlendirilmesi gerekir.
Kim, ne zaman, ne söyledi?
Hangi olaydan sonra hangi cevap geldi?
Bunların hepsi hukuk önünde bulunabildiğinde.
Ama “önce o bana söyledi, ben de ona söyledim” diyerek bir yere varamayız.
Çocukken kavga ettiğimizde söylediğimiz “Önce o başladı” cümlesi yetişkinlerin, hele kamuoyunda konuşulan insanların tartışmalarının gerekçesi olamaz.
Herkesin seveni var
Gazeteci arkadaşımın bu şehirdeki sevenleri var.
İmtiyaz sahibi arkadaşımın da sevenleri var.
Bir taraf bir şeyin söylediğinde diğer tarafın devralması durumunda, diğer taraf cevap verirse bu işin sonu gelmez.
Ben de zamanlı olarak benzer durumlar.
O, insanın kendi başına haklıdır.
“Ben cevap vermeliyim” diyor.
Ama zaman aşımı sonra geri döndüğünüzde çoğu tartışmanın boyutuna hiçbir şey kazandırmadığını gördü.
Hatta bazen haklı olabileceğiniz bir konuda yanlış bir cümle sizi haksız durumda düşürebiliyor.
Bu kavganın sonucu olmaz
Ben iki tarafı da tanıyorum.
Bu nedenle öldürücüyü savunuyorum.
Gazeteci arkadaşının gazeteciliğini yapacak, eleştirecek, soracak.
İmtiyaz sahibi de kendisine yöneltilen eleştirilere cevap verecek.
Ama bunun bir sınırı olmalı.
O sınır da aile olmalı.
Hele ki daha yeni yuva kurmuş iki genç mutluluk bu kavganın dışında tutulmalı.
Ayşe Ünlüce'nin bir nikâh kıyması tartışılabilir.
Gazetecinin yazması gerekir.
İmtiyaz sahibinin cevabı e olmalıdır.
Ama günün sonunda aynı soruyu sormamız gerekiyor:
Bir nikâhtan başlayan tartışmayı buraya kadar olmayan gerçekten gerekmiyor mu?
Bence iki taraflı da artık yerlerini söyledi.
Bundan sonra kanuni işlem.
Ailelerin değil.