Saadet Partili Nesrin Kuz'dan gıda güvenliği uyarısı: Cezalar caydırıcı değil
Saadet Partisi Eskişehir Kadın Kolları Başkanı Nesrin Kuz, Türkiye'de gıda güvenliği, ürünlerde yapılan hileler, artan fiyatlar ve denetimlerle ilgili açıklamalarda bulundu. Vatandaşların güvenilir gıdaya ulaşmakta güçlük çektiğini belirten Nesrin Kuz, özellikle süt, et, zeytinyağı ve bal gibi temel ürünlerde yapılan hilelere dikkat çekti. Mevcut cezaların yeterince caydırıcı olmadığını savunan Nesrin Kuz, gıda denetimlerinde yeni düzenlemeler yapılmasını ve yerli üreticilerin daha fazla desteklenmesini istedi.
"Çocuklarımıza güvenle bir bardak süt içiremiyoruz"
Güvenilir gıdaya ulaşmanın temel insan haklarından biri olduğunu belirten Nesrin Kuz, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 25. maddesini hatırlattı.
Nesrin Kuz, "İnsanlığın en temel, devredilemez haklarının başında 'Gıdaya Erişim ve Güvenilir Gıda Hakkı' gelmektedir. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi'nin 25. maddesinde açıkça ifade edildiği üzere, her birey, kendisinin ve ailesinin sağlığını ve iyiliğini koruyacak yeterli bir yaşam standardına erişim hakkına sahiptir" dedi.
Türkiye'de gıda üretiminden satışına kadar geçen süreçte ciddi sorunlar yaşandığını öne süren Nesrin Kuz, "Ancak ne yazık ki bugün ülkemizde tarladan sofraya uzanan gıda zincirinde halkımız ciddi bir 'gıda terörü', denetimsizlik ve güvensizlik sarmalı ile karşı karşıyadır" ifadelerini kullandı.
Ailelerin satın aldıkları ürünlerin içeriğinden emin olamadığını savunan Nesrin Kuz, "Çocuklarımıza güvenle bir bardak süt içiremediğimiz, tenceremize ne koyduğumuzdan emin olamadığımız, helal ve temiz gıdaya ulaşmanın adeta bir lüks hâline geldiği karanlık bir dönemi yaşıyoruz" diye konuştu.
Gıda ürünlerindeki hilelere ilişkin oranları paylaştı
Gıda ürünlerinde yapılan hilelerin basit bir üretim hatası olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Nesrin Kuz, denetimlerin yetersiz kalmasının ve ekonomik kazanç sağlama isteğinin bu sorunu büyüttüğünü ileri sürdü.
Nesrin Kuz, "Son yıllarda artan denetimsizlik, cezasızlık algısı ve haksız ekonomik kazanç hırsı, gıda sahtekârlığını basit bir hatadan çıkarmış, toplum sağlığına ve nesillerimizin geleceğine kasten zarar veren bir suça dönüştürmüştür" ifadelerini kullandı.
Resmî tespitlere dayandığını belirttiği bazı oranları da paylaşan Nesrin Kuz, hileli olduğu belirlenen ürünlerin yüzde 38'ini süt ve süt ürünlerinin, yüzde 22'sini et ve et ürünlerinin, yüzde 12'sini sıvı yağların, yüzde 11'ini gıda takviyelerinin ve yüzde 10'unu balın oluşturduğunu söyledi.
Nesrin Kuz, "Denetim yetkisi yalnızca kısıtlı bir bürokrasiye bırakılmamalı; ziraat, gıda ve veteriner hekimleri odaları gibi ilgili meslek kuruluşları denetim mekanizmalarına derhâl dâhil edilmelidir" dedi.
Dar gelirli aileler için devlet güvencesi çağrısı
Artan gıda fiyatlarının özellikle dar gelirli ailelerin beslenmesini zorlaştırdığını ifade eden Nesrin Kuz, çocukların temel gıda ürünlerine ulaşabilmesi için devlet desteğinin artırılmasını istedi.
Nesrin Kuz, "Yüksek gıda enflasyonu karşısında ezilen dar gelirli ailelerimiz ve özellikle çocuklarımız için temel gıda maddelerine erişim, sosyal devlet ilkesi çerçevesinde devlet güvencesine alınmalıdır" ifadelerini kullandı.
Gıda güvenliğinin yalnızca tüketicileri ilgilendiren bir konu olarak görülmemesi gerektiğini belirten Nesrin Kuz, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Gıda güvenliği, geçiştirilecek bir tüketici sorunu değil, doğrudan bir millî güvenlik ve nesil emniyeti meselesidir. Saadet Partisi Kadın Kolları olarak evlatlarımızın kursağına giren her bir lokmanın helal, temiz ve sağlıklı olması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz."