Kazım Kurt’tan ithal buğdaya tepki: “Türk köylüsünden 50 liraya buğday alalım”
Odunpazarı Belediyesi tarafından Emek Kapalı Pazar Yeri’nde düzenlenen “Kalkanlı’dan Tarlalara Yunus Çeşidi Tohumluk Buğday Üretici Buluşması”nda çiftçilere ekmeklik buğday tohumu dağıtıldı. Programda konuşan Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, çiftçinin mazot maliyetine dikkat çekerek hasat döneminde yerli üreticiden alım yapılması çağrısında bulundu.

“6 kilogram buğday satarak 1 litre mazot alabilecek noktaya geldiysek ortada bir sıkıntı var”
Buğday ve arpanın satış fiyatını mazot maliyetiyle karşılaştıran Kurt, “Kimseyi eleştirmek ya da politika yapmak için söylemiyorum ancak 6 kilogram buğday satarak 1 litre mazot alabilecek noktaya geldiysek ortada bir sıkıntı var demektir. 30 kilogram arpa satarak 1 litre mazot alabiliyorsak burada da ciddi bir sorun vardır” diye konuştu.
Çiftçiye verilen desteğin üretimle ilişkilendirilmesi gerektiğini belirten Kurt, hasat döneminde yapılacak alımların önemine değindi. Kurt, “Yıl sonunda ya da kışın ortasında Fransa’dan, Ukrayna’dan 30 liraya buğday alacağımıza temmuz ve ağustos aylarında Türk köylüsünden 50 liraya buğday alalım. Çünkü Türk köylüsüne verdiğimiz para Türkiye sınırları içerisinde kalacaktır” ifadelerini kullandı.
Kurt’tan tarımsal araştırmaya daha fazla destek çağrısı
Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsünün Eskişehir tarımındaki yerine değinen Kurt, Atatürk’ün yaklaşık 100 yıl önce kentte başlattığı çalışmaların önemini vurguladı. Türkiye’nin tarım politikasının yeniden ele alınması gerektiğini savunan Kurt, enstitünün araştırma kapasitesinin artırılmasını istedi.
Belediyenin kendi imkânlarıyla çiftçiye destek verdiğini anlatan Kurt, Yunus buğdayının tohumluk olarak dağıtılmasına katkı sunan buğday ıslahçısı Necmettin Bolat’a ve belediyenin Veteriner İşleri Müdürlüğü çalışanlarına teşekkür etti. Kurt, dağıtılan tohumlardan gelecek yıl alınacak ürünle çeşidin daha geniş alanlarda yetiştirilmesini umduklarını söyledi.

Çelikoğlu: “Ekiyoruz, biçiyoruz ancak para kazanamıyoruz”
Odunpazarı Ziraat Odası Başkanı Burhan Çelikoğlu, ekimden hasada kadar geçen süreçte çiftçilere verilen desteğin sürmesini istedi. Üreticinin geçim sıkıntısına dikkat çeken Çelikoğlu, “Türk çiftçisinin yaşadığı sıkıntılar herkesin malumu. Ekiyoruz, biçiyoruz ancak para kazanamıyoruz. Sıkıntılarımız oldukça fazla. Bir nebze de olsa, deryada bir damla da olsa Başkanımızın destekleriyle üreticilerimize verilen buğday bizim için çok değerli” dedi.
Eskişehir Genç Rençberler Derneği Başkan Vekili Görkem Alçın da tohumdan işçiliğe kadar üretim giderlerinin arttığını belirtti. Çiftçilerin bu şartlarda toprağını işlemeye devam ettiğini söyleyen Alçın, kırsalda üretim yapanların desteklenmesini önemsediklerini ifade ederek, “Bir kez daha Allah çiftçimizin emeğini zayi etmesin. Mahsulümüz bol, kazancımız bereketli olsun” diye konuştu.
Yunus buğdayının adını nasıl aldığını anlattı
NBC Tarım adına konuşan Necmettin Bolat, Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsünde görev yaptığı yıllarda 20’den fazla buğday ve arpa çeşidinin geliştirilmesine katkı sağladığını söyledi. Yunus’un da ekibiyle birlikte geliştirdiği son buğday çeşitlerinden biri olduğunu belirten Bolat, tescil toplantısında yaşananları şöyle anlattı:
“Ben de Eskişehir’e özgü bir çeşit olduğu için isminin Yunus Emre olmasını önerdim. Ancak halka mal olmuş kişilerin isimlerinin buğday çeşitlerine verilmesinin yasak olduğu söylendi. Bunun üzerine Yunus ismini önerdim ve kabul edildi. Dolayısıyla Yunus buğdayının isim babası benim.”
“Uygun şartlarda dekara 850 ile 900 kilograma kadar çıkabilmektedir”
Bolat, sulu alanlar için geliştirilen Yunus’un beyaz başaklı, kırmızı taneli, sert ekmeklik bir buğday çeşidi olduğunu belirtti. Çeşidin protein oranının yüzde 12 ile 14 arasında değiştiğini, ortalama hektolitre ağırlığının 80 kilogram, bitki boyunun ise yaklaşık 100-110 santimetre olduğunu söyledi.
Üreticilerin tarladan alabileceği verimin bakım ve çevre şartlarına bağlı olduğunu vurgulayan Bolat, “Verimi uygun şartlarda dekara 850 ile 900 kilograma kadar çıkabilmektedir. Ortalama veriminin ise dekara 600 ile 700 kilogram arasında olduğunu söyleyebiliriz” dedi.
Bolat, çeşidin önemli özelliklerinden birinin, çiftçilerin “kanacık” adıyla bildiği sarı pas hastalığına dayanıklılığı olduğunu anlattı. Bu hastalığın bazı yıllarda diğer buğday çeşitlerinde yüzde 50’ye varan verim kaybına yol açabildiğini belirten Bolat, Yunus’un öncelikle sulu alanlara ekilmesini önerdi. Sulama imkânı bulunmayan üreticilerin de özellikle taban arazilerde olumlu sonuçlar alabildiğini kaydetti.
Enstitüden üreticilere bereketli sezon dileği
Geçit Kuşağı Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdür Yardımcısı Selim Taşgın, kurumun 100 yılı aşkın sürede yaklaşık 200 çeşit geliştirerek tescil aşamasına getirdiğini belirtti. Yunus’un enstitü tarafından geliştirilip tescil edilen ekmeklik buğday çeşitlerinden biri olduğunu söyleyen Taşgın, “Yüksek verim potansiyeline ve istikrarlı kalite özelliklerine sahip olan bu çeşit, Eskişehir tarımı açısından da önemli bir yere sahiptir” dedi. Taşgın, tohumların üreticilere hayırlı olmasını dileyerek çiftçilere bereketli bir üretim sezonu temennisinde bulundu.