Eğitim

İbrahim Akar okullar açılmadan uyardı: Eskişehir’de 2 bini aşkın norm fazlası öğretmen var

Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanı İbrahim Akar, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde Eskişehir’deki okulların durumuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Okullarda görev yapacak bahçe görevlilerinden temizlik personeline, öğretmenlerin kıyafetlerinden sosyal medya kullanımına kadar birçok konuya değinen İbrahim Akar, Eskişehir’de 2 bini aşkın norm fazlası öğretmen bulunduğunu da açıkladı.

Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde okul güvenliğine değinen İbrahim Akar, okullarda görev yapacak personelin öğrenci, öğretmen ve eğitim çalışanlarının güvenliği açısından önemli olduğunu söyledi. İbrahim Akar, bu yıl ilk kez İçişleri Bakanlığı üzerinden personel istihdamı yapılacağını belirtti.

İbrahim Akar, “Okulların güvenliğinin sağlanması noktasında okullarda görev yapacak güvenlik personelinin alınması, okul güvenliğinin sağlanması, öğrenci güvenliği, okullarda çalışan öğretmenlerin ve eğitim çalışanlarının güvenliği açısından önemli bir konudur. Bu konuda bu sene ilk defa İçişleri Bakanlığı üzerinden bir istihdam sağlanacaktır” dedi.

Personelin İŞKUR aracılığıyla alınacağını aktaran İbrahim Akar, görevlilerin okul bahçelerinde sürekli çalışacağını ve güvenlikle ilgili görevler de üstleneceğini ifade etti.

İbrahim Akar, “İŞKUR aracılığıyla ve okullarda daimi olarak çalışacak bahçe görevlisi, bu işin güvenlik görevlisi vazifesini de yapacaktır. Teneffüslerde, okul giriş çıkışlarında, okul bahçesinde görev yapacak görevliler istihdam edilecektir. TYP üzerinden istihdam edilecektir” ifadelerini kullandı.

Eskişehir için 255 personel

İbrahim Akar, Eskişehir için 255 kişilik sayının gündemde olduğunu belirterek TYP kapsamında çalışacak kişiler için bazı şartların bulunduğunu söyledi. Daha önce TYP kapsamında çalışmamış olmak ve gelir seviyesinin belirlenen sınırın altında bulunması gibi şartların başvuruları etkileyebileceğini ifade etti.

İbrahim Akar, “255 sayısı Eskişehir’deki İl Milli Eğitim Müdürlüğündeki, İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerindeki yetkililerimizle görüştüğümüzde Eskişehir’in ihtiyacını karşılayabilecek oranda bir sayıdır” dedi.

Her okulun aynı şartlara sahip olmadığını belirten İbrahim Akar, bazı okulların aynı bahçeyi kullandığını, bazı okullarda ikili eğitim yapıldığını, anaokulları gibi bazı eğitim kurumlarında ise farklı şartların bulunduğunu anlattı.

İbrahim Akar, personelin okullar açılmadan göreve başlamasının önemli olduğunu belirterek başvurularda yeterli sayıya ulaşılamaması halinde şartların yeniden ele alınabileceğini söyledi.

İbrahim Akar, “Başvurular vesaire şu anda devam ediyor. Bu şartlar biraz daha eğer ihtiyacı karşılayacak sayıya ulaşılamazsa bu şartların esnetilmesi gerekebilir. Bu şartların esnetilmesi o anki gelişecek duruma göre, başvuru şartlarının durumuna göre değişiklik gösterilebilmesi, esnek olunabilmesi önemlidir” ifadelerini kullandı.

Beyaz önlük tartışmasını değerlendirdi

İbrahim Akar’ın gündemindeki bir diğer konu öğretmenlerin kıyafetleri oldu. Milli Eğitim Bakanlığının 2026-2027 eğitim öğretim yılına ilişkin genelgesinde öğretmenlerin önlük giymesine yönelik düzenlemenin tartışıldığını belirten İbrahim Akar, öğretmenler arasında da farklı görüşler bulunduğunu söyledi.

Eğitim-Bir-Sen’in geçmişte öğretmenlerin kılık ve kıyafeti konusunda çeşitli kararlar aldığını hatırlatan İbrahim Akar, başörtüsü, kravat ve sakal konularındaki uygulamalara değindi.

İbrahim Akar, eğitimde öncelikli olarak öğretmenin çalışma şartlarının ve eğitimin niteliğinin konuşulması gerektiğini savundu.

İbrahim Akar, “Artık 2026 yılındayız. Bence biz eğitimin niteliğini, öğretmenin başarısını, öğretmenin daha verimli, daha iyi, daha ekonomik olarak daha iyi şartlarda çalışmasını, daha verimli bir eğitim süreci geçirilmesini konuşmak yerine bence böyle hâlâ işte o eski Türkiye kafasıyla kılıkla kıyafetle, saçla sakalla uğraşmanın, bunları konuşmanın yerinde bir durum olduğunu düşünmüyorum” dedi.

Daha önce Milli Eğitim Bakanlığı tarafından öğretmenlere önlük dağıtıldığını hatırlatan İbrahim Akar, birçok öğretmenin herhangi bir zorunluluk bulunmadan da önlük kullandığını belirtti.

İbrahim Akar, “Öğretmen ne giyeceğini, nasıl giyineceğini bence gayet iyi bilir. Belli sonuçta bir kamu görevlisidir. Vazifesinin başında nasıl olması gerektiğini bilir” ifadelerini kullandı.

İbrahim Akar, “Öğretmen ne giyeceğini, nasıl giyineceğini bence en iyi kendisi bilir. Bence konuşmamız gereken, tartışmamız gereken şeyler bunlar olmamalı diye düşünüyorum” dedi.

Öğretmenlerin sosyal medya kullanımına değindi

Öğretmenlerin sosyal medyada video paylaşması konusundaki değerlendirmeleri de sorulan İbrahim Akar, sosyal medya kullanımının kıyafet konusundan farklı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Öğretmenlerin sınıfta yaptıkları çalışmalar, etkinlikler ve programları velilere veya kamuoyuna duyurmak amacıyla paylaşabildiğini belirten İbrahim Akar, bunun sınırlarının bulunması gerektiğini ifade etti.

İbrahim Akar, “Bahsettiğimiz kişi bir öğretmen ve bu bir kamu çalışanı, bu bir devlet memuru. Bunun da belli başlı vazifesini yaparken kendine ait sorumlulukları var” dedi.

Eğitim ve öğretimle doğrudan ilgili paylaşımlarla kişisel kazanç veya tanınırlık amacı taşıyan içeriklerin birbirinden ayrılması gerektiğini savunan İbrahim Akar, öğretmenlerin öğrencileri ve velileri bilgilendirmeye yönelik çalışmalarının desteklenebileceğini söyledi.

İbrahim Akar, “Ama bunu başka bir zemine götürüp işi böyle bir sosyal medya fenomeni ya da başka bir magazin boyutuna getirmek de doğru ve uygun bir durum değil. Herkes bir defa ne olduğunu, ne iş yaptığını ve görevinin, vazifesinin ne olduğunu bilerek bu sorumlulukla davranmalı” ifadelerini kullandı.

“Temizlik personeli konusunda sarı ünlem işareti oluştu”

Yeni eğitim öğretim yılı öncesinde okullardaki hazırlıkları da değerlendiren İbrahim Akar, okul ziyaretlerine başladıklarını söyledi. Yeni atanan yöneticilerin görevlerine başladığını ve yer değişikliği yapan yöneticilerin yeni okullarında çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

İbrahim Akar, okul ziyaretlerinde temizlik personeli konusunda dikkat çeken bir durumla karşılaştıklarını ifade etti.

İbrahim Akar, “Okullara gittiğimizde şunu görüyoruz. Temizlik personeli konusunda bir sarı ünlem işareti oluşmuş durumda. Çünkü artık az bir süre kaldı. Önümüzde 2 hafta var şu anda. 2 haftadan hatta az bir süre kaldı. Bir an önce bu işin ne şekilde olacağı ile ilgili bir tanımlama yapılmalı” dedi.

Milli Eğitim Bakanının temizlik personelinin TYP yerine okullara gönderilecek ödenek üzerinden çalıştırılacağını açıkladığını hatırlatan İbrahim Akar, Eğitim-Bir-Sen olarak daha önce TYP ve İÜP gibi uygulamaların okulların personel ihtiyacını karşılamadığını dile getirdiklerini söyledi.

Yeni döneme kısa süre kaldığını belirten İbrahim Akar, henüz gerekli adımın atılmadığını savundu.

İbrahim Akar, “Okullar açılmadan önce temizlik personelleri okullarda olmalı, okulları uygun ve hazır hale getirilmeli diyoruz. Ama gittiğimizde gördüğümüz şey şu. Şu anda hâlâ bununla ilgili bir adım atılmadı. Geç kalınmasın diyoruz” ifadelerini kullandı.

İbrahim Akar, okulların öğrenciler ve eğitim çalışanları gelmeden önce temizlenerek hazır hale getirilmesi gerektiğini belirtti.

Eskişehir’de 2 bini aşkın norm fazlası öğretmen

İbrahim Akar’ın açıklamasındaki dikkat çeken başlıklardan biri de Eskişehir’deki öğretmen sayısı oldu. İbrahim Akar, kentte 2 bini aşkın norm fazlası öğretmen bulunduğunu açıkladı.

Bu sayının öğretmen ihtiyacını karşılamak açısından avantaj sağlayabildiğini belirten İbrahim Akar, diğer taraftan öğretmenler arasında farklı sorunların ortaya çıkabildiğini söyledi.

İbrahim Akar, “Eskişehir’de 2000’i aşkın bir norm fazlası öğretmen durumu söz konusudur. Evet, okulların ihtiyacını karşılamak bakımından, öğretmen ihtiyacını karşılamak bakımından bu avantajlı bir durumdur. Ancak öğretmenler arasında da bu şu tarz sorunlara dönüşebiliyor” dedi.

Norm fazlası öğretmen sayısının yüksek olmasının derslerin daha fazla öğretmen arasında paylaşılmasına yol açtığını belirten İbrahim Akar, bunun öğretmenlerin ek ders gelirlerini etkileyebildiğini ifade etti.

İbrahim Akar, “Norm fazlası öğretmenlerin sayısının fazla olmasından dolayı okullarda çalışan öğretmenlerin toplam ders yükü fazla sayıda öğretmene bölüştürüldüğü için öğretmenlere ilaveten ek ders getirisi, geliri sağlayacak ilave görevler verilemiyor. Ek ders gelirleri olmayınca öğretmen mecburen sadece bir maaşla yetinmek zorunda kalıyor” ifadelerini kullandı.

Norm fazlası öğretmenler için yeni atama süreci

Norm fazlası öğretmenler için Bakanlığın belirlediği takvim doğrultusunda yeniden atama süreci başlayacağını söyleyen İbrahim Akar, ilk aşamada isteğe bağlı atamaların yapılacağını belirtti.

İbrahim Akar, isteğe bağlı yer değişikliği gerçekleşmediği takdirde öğretmenlerin çalıştıkları ilçelerin dışındaki yerlere resen atanmasının gündeme gelebileceğini söyledi.

İbrahim Akar, “Bu sayıya baktığınız zaman şu anda 2000 civarıdır” dedi.

Aile bütünlüğünün korunması amacıyla il emri uygulamasının getirilmesini istediklerini de belirten İbrahim Akar, bu uygulamanın hayata geçirilmesi durumunda Eskişehir’deki norm fazlası öğretmen sayısının daha da artabileceğini söyledi.

İbrahim Akar, “İl emri uygulaması getirildiğinde, aile bütünlüğüne göre tayinler yapıldığında bu sayı belki 2500’lere ulaşacaktır. Şimdi norm fazlası öğretmen sayısı arttığında bu stres bir kat daha artmış olacaktır” ifadelerini kullandı.

Norm fazlası öğretmen sayısının ekonomik etkisine de değinen İbrahim Akar, derslerin daha fazla öğretmene dağıtılması durumunda kişi başına düşen ek ders miktarının azaldığını anlattı.

İbrahim Akar, “Örnek veriyorum, 60 saatlik bir ders varsa, 60 saat dersi 3 öğretmen paylaşacakken 60 saat dersi 6 öğretmen, 5 öğretmen paylaştığında burada öğretmenlerin geliri de düşüyor. Bu da tabii ekonomik anlamda öğretmenlerin zor duruma düşmesine sebebiyet veriyor” dedi.

Okul binalarındaki duruma dikkat çekti

İbrahim Akar, açıklamasının son bölümünde depreme dayanıklılık nedeniyle boşaltılan okul binalarına değindi. Son günlerde 5-6 okulla ilgili yeni kararlar geldiğini belirten İbrahim Akar, incelemelerin devam ettiğini söyledi.

Eski okul binalarının dayanıklılık durumlarının incelenmesinin gerekli olduğunu ifade eden İbrahim Akar, yeni güçlendirme veya yıkım kararlarının eğitim düzenini etkileyebileceğini belirtti.

İbrahim Akar, “Eğer bir güçlendirme veya yıkım kararı yine örnek veriyorum 5-10 tane okulla ilgili böyle bir karar çıkmış olsa emin olun Eskişehir’de birçok okul 2 okul bir arada, sabahçı öğrenci ya da bulunduğu mahalleden çok daha uzak bir yere gitmek zorunda kalacak öğrenci sorunlarını da karşımıza getirmiş olabilir” ifadelerini kullandı.

Eskişehir’de ihale, inşaat ve yıkım süreci devam eden okullar bulunduğunu belirten İbrahim Akar, bu çalışmaların tamamlanmasının önem taşıdığını söyledi. Geçen yıl yaklaşık 15 okul için açılış ve temel atma programlarının gerçekleştirildiğini, yeni yapılan okulların eğitim sistemine kazandırılmaya devam edeceğini belirtti.

 

İbrahim Akar, yeni incelemeler sonucunda başka okul binaları için de güçlendirme veya yıkım kararı çıkması halinde eğitim öğretim sürecinin daha zor hale gelebileceğini ifade etti.