Eskişehir Haber

Eskişehir’de yarım asırlık zanaat yok olma tehlikesiyle karşı karşıya: “Biz son kuşağız”

Eskişehir’de küçük yaşlarda dedesinin ve babasının yanında köy köy dolaşarak kalaycılığı öğrenen Ramazan Kalaycı, aradan geçen yarım asra rağmen ateşin başında mesleğini sürdürmeye devam ediyor. Ailesinden devraldığı zanaatın dördüncü kuşak temsilcisi olan 66 yaşındaki Kalaycı, yeni usta ve çırak yetişmemesi nedeniyle kalaycılığın geleceğinden endişe ediyor.

Unutulmaya yüz tutan geleneksel meslekler arasında yer alan kalaycılığın hem zorluklarını hem de inceliklerini anlatan Kalaycı, yeni neslin el emeğine dayalı mesleklere eskisi kadar ilgi göstermediğini belirtti.

AW768837_02-i6a82c2d0380d4.jpg

“Biz bu mesleğin son kuşağıyız”

Kalaycılığın ailesinde kuşaktan kuşağa aktarıldığını anlatan Ramazan Kalaycı, mesleğe çocuk yaşlarda başladığını belirterek, “Dedemin ustasından başlayıp bugüne kadar gelerek, ben dördüncü kuşak olarak bu işi devam ettiriyorum. Küçüklüğümde kap sürterek, köyleri dolaşarak yapmaya başladım. Yaşım 66, yaklaşık 50 yıldır ateşin başındayım. Ancak yeni usta yetişmiyor, çıraklığa hiç talep yok. Şimdikiler bu işlere pek yönelmiyor, içlerinde heves veya merak yok. Biz de mesleği bıraktığımızda gerisi yok. Bu nedenle biz bu mesleğin son kuşağıyız” dedi.

Bakır kapların ne zaman kalaylanması gerektiğini anlattı

Bakır kap kullanımının geçmişten günümüze ulaşan köklü bir gelenek olduğunu ifade eden Kalaycı, kapların ne zaman yeniden kalaylanması gerektiğine ilişkin de bilgi verdi.

Bakırın tabanında kırmızılığın ortaya çıkmasının veya halk arasında “göverme” olarak bilinen renk değişimlerinin görülmesinin kalay zamanının geldiğine işaret ettiğini belirten Kalaycı, “Bakır; çayda, yemeklerde ve her türlü kullanımda çok sağlıklı bir malzemedir. Peygamberlerimizin zamanından günümüze kadar süregelen bir gelenektir. Bakırın tabanından kırmızılık, yani bakır rengi çıkmaya başladığında veya ‘göverme’ dediğimiz renk değişimleri olduğunda kalay zamanı gelmiş demektir. Eskiden köylüler her sene kalaylatırdı ancak şimdi durum öyle değil. Eğer temiz ve özenli kullanılırsa bakırın kalayı oldukça uzun süre dayanır” diye konuştu.

Eski bakırlara gurbetçilerden ilgi

Yıllar öncesinden kalan bakır eşyaların özellikle gurbetçi vatandaşlar tarafından ilgi gördüğünü söyleyen Kalaycı, aile yadigârı eşyaların yeniden kullanılabilir hale getirilmek üzere kendisine getirildiğini anlattı.

Gurbetçilerin eski bakır eşyalara daha fazla ilgi gösterdiğini belirten Kalaycı, “Anne baba yadigârı veya hatırası olan eşyaları getirip yaptırıyor ve değerlendiriyorlar. Bu eski hatıra bakırları şark köşesi amacıyla veya günlük kullanım amacıyla yaşatıyorlar. Bakır bu açıdan çok değerli bir malzemedir” ifadelerini kullandı.

AW768837_07-i6a82c2d30f15e.jpg