Eskişehir’de yarım asırlık zanaat yok olma tehlikesiyle karşı karşıya: “Biz son kuşağız”
Eskişehir’de dedesinden ve babasından öğrendiği kalaycılığı yaklaşık 50 yıldır sürdüren 66 yaşındaki Ramazan Kalaycı, mesleğin yeni nesil tarafından tercih edilmediğini söyledi. Dördüncü kuşak kalaycı olan Kalaycı, çırak yetişmediğine dikkat çekerek, “Biz de mesleği bıraktığımızda gerisi yok. Bu nedenle biz bu mesleğin son kuşağıyız” dedi.
17/08/2026 11:12 | Son Güncelleme : 01/10/2026 17:03 | Okunma Sayısı : 142 | Enes Atkan
Eskişehir’de küçük yaşlarda dedesinin ve babasının yanında köy köy dolaşarak kalaycılığı öğrenen Ramazan Kalaycı, aradan geçen yarım asra rağmen ateşin başında mesleğini sürdürmeye devam ediyor. Ailesinden devraldığı zanaatın dördüncü kuşak temsilcisi olan 66 yaşındaki Kalaycı, yeni usta ve çırak yetişmemesi nedeniyle kalaycılığın geleceğinden endişe ediyor.
Unutulmaya yüz tutan geleneksel meslekler arasında yer alan kalaycılığın hem zorluklarını hem de inceliklerini anlatan Kalaycı, yeni neslin el emeğine dayalı mesleklere eskisi kadar ilgi göstermediğini belirtti.

“Biz bu mesleğin son kuşağıyız”
Kalaycılığın ailesinde kuşaktan kuşağa aktarıldığını anlatan Ramazan Kalaycı, mesleğe çocuk yaşlarda başladığını belirterek, “Dedemin ustasından başlayıp bugüne kadar gelerek, ben dördüncü kuşak olarak bu işi devam ettiriyorum. Küçüklüğümde kap sürterek, köyleri dolaşarak yapmaya başladım. Yaşım 66, yaklaşık 50 yıldır ateşin başındayım. Ancak yeni usta yetişmiyor, çıraklığa hiç talep yok. Şimdikiler bu işlere pek yönelmiyor, içlerinde heves veya merak yok. Biz de mesleği bıraktığımızda gerisi yok. Bu nedenle biz bu mesleğin son kuşağıyız” dedi.
Bakır kapların ne zaman kalaylanması gerektiğini anlattı
Bakır kap kullanımının geçmişten günümüze ulaşan köklü bir gelenek olduğunu ifade eden Kalaycı, kapların ne zaman yeniden kalaylanması gerektiğine ilişkin de bilgi verdi.
Bakırın tabanında kırmızılığın ortaya çıkmasının veya halk arasında “göverme” olarak bilinen renk değişimlerinin görülmesinin kalay zamanının geldiğine işaret ettiğini belirten Kalaycı, “Bakır; çayda, yemeklerde ve her türlü kullanımda çok sağlıklı bir malzemedir. Peygamberlerimizin zamanından günümüze kadar süregelen bir gelenektir. Bakırın tabanından kırmızılık, yani bakır rengi çıkmaya başladığında veya ‘göverme’ dediğimiz renk değişimleri olduğunda kalay zamanı gelmiş demektir. Eskiden köylüler her sene kalaylatırdı ancak şimdi durum öyle değil. Eğer temiz ve özenli kullanılırsa bakırın kalayı oldukça uzun süre dayanır” diye konuştu.
Eski bakırlara gurbetçilerden ilgi
Yıllar öncesinden kalan bakır eşyaların özellikle gurbetçi vatandaşlar tarafından ilgi gördüğünü söyleyen Kalaycı, aile yadigârı eşyaların yeniden kullanılabilir hale getirilmek üzere kendisine getirildiğini anlattı.
Gurbetçilerin eski bakır eşyalara daha fazla ilgi gösterdiğini belirten Kalaycı, “Anne baba yadigârı veya hatırası olan eşyaları getirip yaptırıyor ve değerlendiriyorlar. Bu eski hatıra bakırları şark köşesi amacıyla veya günlük kullanım amacıyla yaşatıyorlar. Bakır bu açıdan çok değerli bir malzemedir” ifadelerini kullandı.

Bunlar da ilginizi çekebilir
Uluslararası Erasmus+ toplantısı Eskişehir'de yapıldı
Erasmus+ kapsamında yürütülen "Eğitim Perspektifinden Yetişkin Romanların İhtiyaçlarının Anlaşılması" projesinin ikinci ulusötesi toplantısı Eskişehir'de gerçekleştirildi.
1 ay öncePorsuk Çayı'ndaki çöp kirliliği tepki çekti
Eskişehir'in simgelerinden Porsuk Çayı'nın Sümer Mahallesi'nden geçen bölümünde su yüzeyinde biriken plastik şişe, ambalaj ve karton bardaklar çevre kirliliğine neden oldu.
1 ay önceKaldırımı otomobille kapattı, yayalar yola inmek zorunda kaldı
Eskişehir kent merkezinde kaldırıma park edilen bir otomobil, yayaların geçişini engelledi. Vatandaşlar, özellikle engelli bireyler, yaşlılar ve bebek arabası kullanan aileler için tehlike oluşturan görüntüye tepki gösterdi.
1 ay önce