Sondakika

Çağdaş-Sen Eskişehir Şube Başkanı Kalkan’dan “Hodri meydan”

Çağdaş-Sen Eskişehir Şube Başkanı Deniz Kalkan, Eskişehir’de yapılan sendikal açıklamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kalkan, ücret artışları, sendikaların mali kaynakları ve yöneticilere yönelik ifadeler hakkında açıklama yaparak, şeffaflık ve hesap verebilirlik vurgusunda bulundu.

“İmzalanan belgeleri kamuoyuyla paylaşacağız”

Yevmiyelere yapılan zam oranına ilişkin iddiasını dile getiren Kalkan, şunları söyledi:

“Eskişehir’de yapılan açıklamaların hangi telaşla hazırlandığını, yazılanların ne anlama geldiği anlaşılmadan kamuoyuna sunulmasını gerçekten gülünç buluyoruz.

Evet, biz açıkça iddia ediyoruz: Yevmiyelere yüzde 19 zam aldınız! Bu bir hakaret ya da dayanaksız bir suçlama değil, imzalanan sözleşmeye ilişkin somut bir iddiadır. İmzalanan belgeleri kamuoyuyla paylaşacağız. Herkes attığı imzanın arkasında durmalı ve işçiye karşı sorumluluğunu yerine getirmelidir.”

“Büyükşehir Belediye Başkanımızı asla suçlamadık”

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı’nı hedef almadıklarını belirten Kalkan, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Biz, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanımızı asla suçlamadık, bugün de suçlamıyoruz. Sendikacılığın görevi belediye başkanlarını hedef göstermek değil, işçiye doğruları anlatmak ve emeğin hakkını savunmaktır. Ancak siz doğruları tartışmak yerine yalan ve çarpıtmayla kamuoyunu yanıltmayı tercih ediyorsunuz.”

“Gelin, birlikte Cumhuriyet Başsavcılığına başvuralım”

Sendikanın gelir ve giderlerinin incelenmesinden çekinmediklerini ifade eden Kalkan, şu ifadeleri kullandı:

“Şimdi gelelim asıl meseleye!

Biz Çağdaş-Sen olarak, sendikamızın mali kaynaklarının nereden geldiğini ve nerelere harcandığını açıklamaya hazırız. Kurucu Genel Başkanımız ve yöneticilerimizin sağladığı finansman desteği dâhil olmak üzere, bütün gelir ve giderlerimizin yetkili makamlarca incelenmesinden hiçbir çekincemiz yoktur.

Buradan size açık çağrıda bulunuyoruz:

Gelin, birlikte Cumhuriyet Başsavcılığına başvuralım!

Çağdaş-Sen’in gelirleri, giderleri ve finansman kaynakları incelensin. Aynı şekilde, Ankara’da yapıldığı hâlde açılışı gerçekleştirilemeyen otel için ne kadar harcama yapıldığını da yetkili makamlar araştırsın. Bu konudaki iddialar ve harcamalar belgeler üzerinden açıklığa kavuşturulsun.

Biz hazırız! Sizin de cesaretiniz varsa hodri meydan! Hiçbir iddiadan korkmuyoruz; her şeyin hukuk içinde, belgelerle ve şeffaf biçimde araştırılmasını istiyoruz.”

“Üyelerine hesap vermelidir”

Sendika yöneticilerine yönelik kullanılan ifadelere de tepki gösteren Kalkan, açıklamasına şöyle devam etti:

“Yöneticilerimize her türlü hakareti yönelterek onları ‘merdiven altı’, ‘ihanetçi’ gibi ifadelerle hedef gösteriyorsunuz. Oysa asıl sorgulanması gereken, üyelerin aidatlarının nereye harcandığını sormadan, hesap verilmesini istemeden ve hiçbir eleştiriye tahammül göstermeden koşulsuz biat eden anlayıştır.

Belediyelerde çalışma hayatını tanımadan yönetime gelenler, yaklaşık 50 şube başkanının bulunduğu bir yapıda görev ve temsil anlayışının nasıl şekillendiği, üye sayıları ciddi biçimde azalan kişilerin hangi ölçütlerle yönetici yapıldığı konusunda üyelerine hesap vermelidir. Bunlar sorgulanmayacak konular değildir.”

“Sendika, birkaç kişinin koltuğunu koruma yeri değildir”

İşçinin hakkını ve özgür iradesini savunduklarını belirten Kalkan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Çünkü sendika, birkaç kişinin koltuğunu koruma yeri değildir. Sendika, işçinin alın teriyle ayakta duran bir emek örgütüdür. Üyelerin aidatları kimsenin kişisel gücü, makamı veya siyasi hesabı için kullanılamaz.

Bizim anlayışımız nettir:

Şeffaflık, hesap verebilirlik ve işçinin özgür iradesi!

Sizin için koltuk, makam ve para her şey olabilir. Bizim içinse emek, onur, adalet ve işçinin hakkı her şeyin üstündedir.

Çağdaş-Sen olarak sözümüzün de, imzamızın da, hesabımızın da arkasındayız.

Hodri meydan!

Belgeler konuşsun, gerçekler ortaya çıksın, hesabı hukuk sorsun!”