|
Tweet |
Son dönemde gündeme oturan bir mahkeme kararı, sağlık camiasında büyük tartışma yarattı. Bir gebe hastanın, önerilen ikili ve üçlü tarama testlerini kendi özgür iradesiyle reddetmesine rağmen, doğum sonrası bebeğin Down sendromlu çıkması üzerine açtığı dava sonucunda yerel mahkeme, hekimi yaklaşık 77 milyon TL tazminat ödemeye mahkûm etti.
Karar, bilirkişi raporlarında hekimin kusurunun olmadığı, hastanın ret beyanlarının hastane kayıtlarına ve Sağlık Bakanlığı veri sistemine usulüne uygun şekilde işlendiği açıkça belirtilmesine rağmen verildi. Toplam tazminat miktarı; 43,7 milyon TL maddi, 225 bin TL manevi tazminat ile birlikte harç ve yargılama giderleri eklenerek 77 milyon 482 bin 262 TL olarak hesaplandı.
Sağlık-Sen Eskişehir Hekim Komisyon Başkanı Dr. Tekin GÖZAYDIN, bu kararın yalnızca bir hekimi değil, tüm sağlık sistemini ve toplum sağlığını tehdit eden tehlikeli bir sürecin başlangıcı olduğunu vurguladı. Dr. Gözaydın'ın yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Son günlerde bir hekime, hastanın kendi özgür iradesiyle reddettiği tıbbi testler gerekçe gösterilerek yaklaşık 77 milyon TL tazminat ödetilmesine karar verilmesi, yalnızca bir hekimi değil, tüm sağlık sistemini ve toplum sağlığını tehdit eden son derece tehlikeli bir sürecin habercisidir.”
Açıklamada, hekimin mesleki sorumluluğunu yerine getirdiği, hastayı bilgilendirdiği ve ret beyanlarını kayıt altına aldığı belirtilirken, bilirkişi raporlarının da hekim lehine olduğu hatırlatıldı. Buna rağmen kararın tıp bilimine, hukuka ve vicdana aykırı olduğu ifade edildi.
Dr. Tekin GÖZAYDIN, bu tür kararların yol açacağı sonuçları şu şekilde sıraladı:
Hekimleri savunmacı tıbba zorlaması,
Gereksiz tetkik ve işlemlerin artması,
Sağlık harcamalarının yükselmesi,
Hasta-hekim arasındaki güven ilişkisinin onarılmaz şekilde zedelenmesi.
Özellikle Aile Hekimliği sisteminde aşı veya muayene reddeden vatandaşların sorumluluğunun hekimlere yüklendiğini, hekimlerin adeta kolluk kuvveti gibi ikna etmeye zorlandığını belirten Gözaydın, şu soruları yöneltti:
Sağlık sisteminin zorla muayene ettirme ya da zorla aşı yapma yetkisi var mıdır?
Kendi iradesiyle sağlık hizmetini reddeden bir vatandaşın tüm sonuçlarından neden hekim sorumlu tutulmaktadır?
Muayene davetine icabet etmeyen, telefonla dahi istemediklerini beyan eden vatandaşlara rağmen tutanak ve kayıtlar ortadayken sağlık çalışanlarına ceza ve maddi kesinti uygulanmasının kabul edilemez bir adaletsizlik olduğunu vurgulayan Dr. Gözaydın, sağlık çalışanlarını yalnızlığa, güvencesizliğe ve baskıya mahkûm eden anlayışı reddettiklerini belirtti.
Açıklamanın sonunda şu ifadeler kullanıldı:
“Bizler biliyoruz ki; hekimi cezalandırılan bir sistemde sağlık hizmeti sürdürülemez, hekimin kendini güvende hissetmediği bir yerde toplum sağlığı korunamaz.
Sağlık-Sen olarak, bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı, hukuksuz ve adaletsiz uygulamalara karşı hekimlerimizin yanında duracağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.
Hekimler yalnız değildir.
Sağlıkta adalet istiyoruz.”