Yusufcan Sönmez’den serebral palside erken tanı vurgusu
6 Ekim Dünya Serebral Palsi Farkındalık Günü’nde açıklamalarda bulunan Serebral Palsili Çocuklar Derneği Eskişehir İl Temsilcisi Yusufcan Sönmez, serebral palsili bireylerin ve ailelerinin yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Yusufcan Sönmez, Eskişehir’de yaklaşık 130 aileye ulaştıklarını ancak kentteki sayının daha fazla olduğunu bildiklerini söyledi.
Serebral palsinin etkilerinin kişiden kişiye değişebildiğini belirten Yusufcan Sönmez, “Serebral palsi, beynin oksijensiz kalmasından kaynaklanan ve ömür boyu devam eden bir durumdur. Etkileri bireylere göre farklılık göstermektedir. Bazı bireyler konuşamazken bazıları konuşabilmesine rağmen yürüyememektedir. Bunun yanı sıra daha ağır zihinsel etkilenimi bulunan bireylerimiz de bulunmaktadır.” dedi.
Kentlerde erişilebilirlik konusunda sorunlarla karşılaştıklarını ifade eden Yusufcan Sönmez, okula giden çocukların da çeşitli problemler yaşadığını söyledi. SERÇEV’in Ankara, İstanbul ve Eskişehir’de faaliyet gösterdiğini aktaran Yusufcan Sönmez, ailelere ulaşmak için çalışmalar yürüttüklerini belirtti.
Derneğin kamu yararına çalışan dernek statüsünde olduğunu kaydeden Yusufcan Sönmez, bakanlıkların yanı sıra valilikler ve belediyelerle de çalışmalar yaptıklarını ifade etti. Yusufcan Sönmez, 6 Ekim Dünya Serebral Palsi Farkındalık Günü kapsamında bakanlık ve SERÇEV iş birliğiyle Çanakkale’de serebral palsili çocuklar ve çoklu engel gruplarına yönelik kamp programının sürdüğünü söyledi.
Erken tanının önemine dikkat çeken Yusufcan Sönmez, “Aileleri bilinçlendirmemiz ve farkındalık seviyelerini yükseltmemiz gerekiyor. Çünkü küçük yaşlarda konulan tanı, çocukların gelişim sürecini çok farklı bir noktaya taşıyabiliyor. Bu konuda özellikle üzerinde durduğumuz nokta erken tanı, doğru müdahale ve doğru fizyoterapidir.” ifadelerini kullandı.
Serebral palsi farkındalığında kullanılan yeşil rengin anlamını da anlatan Yusufcan Sönmez, “Yeşil renk bizim için azmi, yeniden doğuşu ve umudu temsil ediyor. Serebral palsili bireylerin ve ailelerinin hayata tutunmasını simgeliyor. Toprak nasıl filizlenip yeşeriyorsa bizim için de aynı anlamı taşıyor.” dedi.